“Kardeş” kelimesinin en güzel anlamını bulduğu başka bir ülke var mıdır? İşte ‘‘Bir millet, iki devlet’’ sözüyle anılır hâle gelen Türkiye ve Azerbaycan’ın kardeşlik hikâyesi.
Mazluma yardım İslam'ın esaslarından biridir. Zâlimin zulmüne mani olmak, ona karşı yapılabilecek en büyük hayırdır. Zâlimin zulmüne engel olmak, mazluma yardımcı olmak sayılır; zulme engel olmamak ise, bir çeşit zulümdür.
İslam’ın temel emirlerden birisi Müslümanların birbirlerini kardeş olarak görmeleri ve bunun gereğini yapmalarıdır. “Mü’minler ancak kardeştirler.” [1]Yani Mü’minler kardeşten başka bir şey değildir dolayısıyla birbirlerine kardeşçe muamele etmeleri gerekmektedir.
Ümmet olarak meydana gelen problemlerde nasıl bir duruş sergilememiz gerekir? Kardeşlik imtihanından geçiyoruz. Sana bir durum içinde olmalıyız?
İslâm kardeşliğinden maksat, sırf rahat zamanların dostluk ve yakınlığı değil, din kardeşinin zor gününde gösterilen yakınlık ve dert ortaklığıdır.
Oruç; diğergâmlık tâlimidir. Yoksulların ve muhtaçların çektiği sıkıntılardan sadece biri olan açlığı fiilen yaşatarak onların hâlinden anlamayı temin eder. Böylece gönüllerde merhamet, şefkat ve cömertlik tohumlarının filizlenmesini sağlar.
Sohbet eden kişi, görüştüğü kardeşleriyle ilgilenmeli, onların karakter ve ahlâkını çok iyi bilmelidir ki, onların rûhuna tesir edecek, onlara huzur ve mânevî neşve verecek bir yol bulabilsin.
Sivas'ta, akraba evliliği nedeniyle bedensel engelli olarak dünyaya gelen biri koltuk değneğine, diğerleri tekerlekli sandalyeye mahkum hayat süren 3 kardeş, birbirlerine destek oluyor.
Hucurât sûresinde “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki merhamet olunasınız.”1 buyruluyor. Âyet-i kerîmede, îman edenlerin tamamının bütün zamanlarda birbirine dîn kardeşleri kılındığı bildiriliyor.
Huzeyfe -radıyallâhu anh-’ın anlattığı şu hâdise, ashâbın kardeşlik ve diğergâmlık seviyesini göstermesi bakımından ne kadar câlib-i dikkattir.