Cenâb-ı Hak, İslâm ile murâd ettiği kâmil insan modelini, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-ʼin şahsında sergilemiş, Oʼnu emsalsiz bir örnek şahsiyet olarak, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlığa armağan etmiştir. Dolayısıyla insanlığın kemâli, Efendimizʼe benzeyebildiği nisbettedir
Tasavvuf, Peygamberimizin mânevî ve rûhânî otoritesinin müessese hâlinde yaşayan şeklidir. O’nun mânevî otoritesi, kendisinden sonra bu işe ehil sahâbîler, tâbiîn ve sonraki nesiller tarafından günümüze kadar devam ettirildi. Peki tasavvuf nasıl ortaya çıktı? İnsanları terbiye ve tezkiye etme konusunda en güzel örnek nedir? Mezhep nedir, nasıl ortaya çıktı? Tarikat nedir, nasıl ortaya çıktı?
Bir öncü ve önderle maddi ve manevî beraberlik gerçekleşmeden, şahsiyet dilinin istenilen seviyede gelişmesi, imkânsız değilse de zordur.
Cenâb-ı Hak O’nu bütün insanlık âlemine emsalsiz bir örnek şahsiyet olarak armağan etti. İslâm ile murâd ettiği “kâmil insan” modelini, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şahsında sergiledi.
Mevlânâ Hazretleri buyurur: “Ey gâfil! Mûsâ ve Ahmedʼin mucizelerine nazar et. Asâ nasıl ejderha oldu ve hurma kütüğü nasıl irfan sahibi oldu ve inledi? Hazret-i Mustafa -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendisinden ayrı düştüğü için inleyen Hannâne direğini okşadı. Sen bir ağaçtan da aşağı değilsin. Hannâne direği ol da sen de ayrılıktan inle…”
Cemâdât gibi nebâtât, yani bitkiler de Hz. Peygamber’i tanırdı.