İslâm, Câhiliye toplumunun yanlış âdetlerini kaldırıp yerine en güzel ve en mükemmel hayat düsturları getirdi. Câhiliye insanının kontrolden çıkmış, taşkın öfkesini, hilim, sabır, hak ve adâlet gibi yüksek vasıflarla dizginledi. Şuursuz cesaretini duygusallıktan ve nefsâniyetten arındırıp aklîleştirdi. Nefsânî şecaatini müsbet gâyelere istikâmetlendirdi. Onu, hak ve adâletin yerini bulması gibi ulvî idealler uğrunda kullanmayı öğretti.
Bir anne duasının bereketini anlatan gerçek hikaye...
Bir genç sabah uyandığında kendisine hangi soruları sormalı ve cevapları vermeli? Gençlere 12 maddede kendisine sorması gereken soruları sıralıyoruz.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, katı kalpli, kaba, cimri kimselerle birlikte, kurularak yürüyen kibirli insanların cehennem ehlinden olduğunu belirtiyor.
Cehâlet, sözlükte bilmemek, tanımamak, haberi olmamak, kaba, katı, sert davranışlı olmak anlamlarına gelir. İlmin ve hilm’in zıddıdır. Bu sebeple olmalıdır ki “eğitim görmüş kimsenin bir özelliği de olgun ve nazik davranışlı olmaktır” denilir. Peki, okuma - yazma bilmemek cehâlet midir?
Şiddete düşman, rahmet ve şefkate ise hayran olmak, rûhî asâletin îcâbıdır.