Ecdâdımız, çarşı-pazarda vitrine konan malları almaktan ve satmaktan kaçınırlardı. Vitrinde arz edilen bir gıdâ maddesinde, kim bilir kaç yetimin, garibin, yoksulun takılıp kalmış mahzun nazarları vardır, diye düşünürlerdi.
Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Birbirlerini incitmezler, üzmezler. Bir kimse, din kardeşinin bir işine yardım etse, Allah Teâlâ da onun işini kolaylaştırır.
Yard. Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım; “İslam’a göre insanlar için iyilik ve fedakalık yapmak mecburiyet midir? Dinimizde fedakârlığın önemi nedir? Bir başkası için kendinden fedakârlık yapmanın yeri nedir?“ sorularına cevap veriyor.
İnfakta bulunmak, sahip olunan her şeyden bir miktarını kardeşinin hakkı olarak görüp paylaşmaktır. Bu mesken olarak oturulan evlerden rızık olarak yenilen yemeklere; ilim, sağlık, makam ve mevkîden, kullanılan bineklere kadar her şey için geçerlidir.
Rahmet Peygamberi, kendisini taşlayan Tâiflilerin helâk olmaları için bedduâ etmek yerine, hidâyetle şereflenmeleri için duâ etmişti. Amcası Hazret-i Hamza’yı şehîd eden Vahşî’yi ve onu azmettiren Hind’i dahî affetmişti.
İnsanlara iyiliği emredip kötülükten alıkoyabilecek, onları incitmeyecek ve yapacakları fenalığa katlanacak kimseler için, halkla bir arada yaşamanın, cuma namazına gitmenin, toplantılarına katılmanın, onlarla beraber hayır meclislerinde ve zikir toplantılarında bulunmanın, hastalarını ziyaret edip cenazelerine katılmanın, muhtaçlarına yardım edip câhillerine yol göstermenin ve daha başka iyiliklerde bulunmanın değeri büyüktür.
Ebeveyne karşı yapılması lazım gelen hürmet, itaat ve hizmete dair.
Tekirdağ'da iki kuru temizleyici, sahiplerince uzun süre alınmayan kıyafetleri, ihtiyacı olanlara ücretsiz veriyor.