Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi Altınoluk Dergisi'nin Mayıs sayısında Bâyezid-i Bistâmi Hazretleri'nin hikmetli sözlerini şerh etmeye devam ediyor.
Tasavvufta mânevî ilerlemenin asıl sermayesi muhabbet, onun tezâhürü ise âdâba riâyettir. Mürşid-i kâmillerle kalbî irtibâtın, yani râbıtanın asıl sermâyesi de muhabbettir. Fakat her hususta olduğu gibi, muhabbette de aşırıya kaçmak, insanı yanlış yollara sürükler.
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde hamileliğin 5’inci ayında meme kanseri teşhisi konulan ve doktorların "Bebeğin kemoterapide düşecek" sözlerine rağmen bebeğini aldırmayıp, iki ay ilaç kullanmadan kanserle mücadele eden 34 yaşındaki Nurcan Yürek’in dileği gerçekleşti.
Tarih şahittir ki, kendi akıllarının dar hududunda hapsolmuş bulunan Firavun, Nemrut, Atillâ, İskender, Hülâgu ve emsalleri, yaptıklarıyla bütün insanlığın düşmanı oldular. Buna mukâbil, vahyin feyziyle yoğrulup “akl-ı selîm”e nâil olan, dostluk ve muhabbetin ilâhî menbaına erişen Mevlânâ ve emsâli Hak dostları ise, hayatları boyunca, hattâ vefatlarından sonra bile insanlığa huzur ve rahmet vesîlesi oldular. Ebediyyen de bütün insanlığın dostu olarak kalacaklardır.
Cenâb-ı Hak, namaz vesîlesiyle günde en az beş defa kuluyla mülâkat istiyor. Bu mülâkatı da mümkün olduğunca câmide ve cemaatle arzu ediyor. Cemaatle kılınan namaza çok büyük mükâfat vaad ediyor.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım Peygamber Efendimiz'in nasıl yüzük taktığını, hangi eline ve parmağına taktığı, yüzük takmanın sünnet olup-olmadığı ve erkeklerin altın yüzük takmasının caiz olup-olmadığı sorularını cevaplıyor.