islam'a davet

İslami Hayat

Kur'an'da, İslâmî hayatı gerçekleştirmekle yükümlü kılınan varlık insandır. Çünkü o, Allah'ın buyurduğu ve Elçisinin duyurduğu İslami bir hayata çağrılmaktadır. Öyleyse insanın seçeceği ve gerçekleştireceği hayat, Hazret-i Peygamber'in (s.a.v.) emanet bıraktığı İslâmî hayat olmalıdır.

Dağ Başlarında Kur’an Öğretirlerdi

Ashâb-ı Kirâm Kur’ân Kerîm eğitimine ehemmiyet verir, O’na karşı büyük ihtimam gösterirdi.

Peygamber Efendimiz'in Ahlakı ve Faziletleri

Peygamber Efendimiz, dünyayı teşrîfinden itibâren müstesnâ bir hayat yaşamış, İslâm’ı tebliğe başladığında da her şeyden önce üstün ahlâkı ve nezih hayâtıyla örnek olmuştu.

Peygamberlerin Ortak Özelliği

Sözde ve işte doğru olmak, peygamberlerin ortak daveti ve müşterek özellikleridir. Her peygamber ümmetinden doğru olmalarını istemiştir. Bizzat Hz. Peygamber de  peygamber olmadan önce bile Araplar arasında  “emin (güvenilir, doğru) kişi” olarak bilinirdi.

İkrime Bin Ebi Cehil (r.a.) Kimdir?

 Kureyş'in sayılı kahramanlarından ve en iyi dövüşen süvarilerinden... Babası Mekke'nin en büyük zalimi, şirkin ilk lideri ve belalı kişisi... Babasının liderlik otoritesiyle kendini Allah Resûlüne düşman olarak bulan İkrime, Bedir ve Uhud'da Müslümanların başına büyük bela oldu.

Ebu Musa El-eşari (r.a.) Kimdir?

 Ebu Musa el-Eş'ari radıyallahu anh hicrî takvimin tesbitine vesile olan bir sahabî... Kur'an-ı Kerim'i bizzat Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den öğrenerek ezberleyen bir hâfız... Uzun yıllar idarecilik yapmasına rağmen dünya malına iltifat etmeyen bir zâhid vâli...

Bir Eğitim Vâsıtası Olarak Kur’ân-ı Kerîm

Rasûlullah (s.a.v) İslâm’a dâvet ettiği insanlara ve terbiye etmek istediği ashâbına Kur’ân-ı Kerîm okur ve öğretirdi.

Ümmü Şerîk (ra) Kimdir?

 Ümmü Şerîk radıyallahu anha Mekke’de ev ev dolaşarak Kureyş’li kadınlara İslâm’ı anlatan bir tebliğci.. Allah’a ve Resûlüne iman etmenin ve teslimiyetinin mükâfâtını hayatında iken gören bahtiyar bir hanım sahâbî... Mekke müşriklerinin işkencelerine rağmen imanından taviz vermeyen, açlığa ve susuzluğa katlanan bir kahraman hanım...

Gerçek Özgürlük Bedende mi Ruhta mı?

Doğuştan gelen bedensel ve ruhsal özürde sahibinin kabahati yoktur. Anne-babanın yanlış tercih ve davranışlarından kaynaklanmışsa vebali onlara aittir. Bu türlü özürlüler merhamet celbeder. Onları görüp gözetmek sağlıklı olanların görevidir. Onlara yardımcı olmak bir bakıma sağlıklı olmanın zekâtıdır, şükrüdür. Kişinin hatasından kaynaklanmayan ve sonradan meydana gelen özürler de aynı cümledendir. Sahibinin hatası sebebiyle oluşan özürlülük durumları büsbütün himaye dışı bırakılacak değildir. Fakat öncelik, doğuştan gelen ve şahsi kusurdan kaynaklanmayan özürlülük hallerinedir.

Hz. Peygamberi Çok Sevindiren Hadise

Hz. Ebû Bekir, (r.a) nübüvvetten önce Peygamber Efendimiz’in dostu idi. Çocukluğundan beri onun güzel ahlâkına, sadâkatine ve emînliğine şâhitti. Güzel ahlâkı sebebiyle hiç yalan söylememiş bir kimsenin, Cenâb-ı Hakk’a karşı aslâ yalan söylemeyeceği kanaatinde idi. Bu sebeple Allah Rasûlü (s.a.v) onu İslâm’a dâvet ettiğinde hiç tereddüt göstermeden icâbet etti.