İslâm, zulmün normalleştiği bir dünyada insanı boğulmaktan kurtaran; adalet, merhamet ve vicdanla gerçek huzuru önce insanda, sonra toplumda inşa eden ilâhî bir nizamdır.
İslam merhamet dinidir ve İslam ahkamının uygulandığı heryerde merhamet esintileri mevcuttur. Yarım asır hüküm süren Osmanlı'nın en bariz ve takdire şayan değeridir "merhamet". İslam medeniyetinin dokunduğu heryerde güller açmasının altında yatan en büyük sebeptir merhamet. Çünkü insanın insana ihtiyacı olduğu gibi insanlığında merhamete ihtiyacı vardır.
Târihe baktığımızda terörle en fazla mücâdele eden kişinin Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- olduğunu görürüz. O’nun 23 senelik nebevî hayatı hep terörle mücadeledir.
Ashâb-ı kirâmın, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e olan muhabbet tezâhürlerini, O’nun emir ve nehiylerine nasıl ittibâ ettiklerine ve O’nun nebevî ahlâkıyla nasıl ahlâklandıklarına bakarak müşâhede edebiliriz. Zîrâ seven, sevdiğini, sevgisi ölçüsünde taklîd edip O’na tâbî olur.
İslâm, Allâh’ın bütün insanlığa gönderdiği barış ve selâmet dînidir. Peygamber Efendimiz de Cenâb-ı Hakk’ın bütün âlemlere hediye ettiği bir Rahmet Peygamberi’dir.