Asıl medeniyet İslâm dinidir. Peki biz gerçek medeniyeti nasıl anlamalı ve yaşamalıyız?
İslâm medeniyetinin toplum yapısı nasıldı? Tarihte ecdâdımız nasıl bir toplum yapısı inşâ etti? Günümüz dünyasında o sosyal dokuyu, toplum hayatındaki o ahlâkî yapıyı yeniden nasıl ihyâ edebiliriz? İşte cevapları...
İnsanlık tarihinin ilim ve hikmet açısından en önemli dönemi olan İslam medeniyetini inşa eden Müslümanların ilme bakışını şekillendiren en önemli kaynak şüphesiz Kur’an-ı Kerim’in ayetleri ve Hz. Peygamber’in hadis-i şerifleridir. Bu bağlamda oluşan ve gelişen bilgi mefkûresinde Müslümanlar, öncelikle ilmin bizatihi kendisini muhterem kabul ederek kısa sürede din, matematik, tıp, felsefe, fizik, kimya, astronomi gibi ilmin bütün dallarında büyük bir müktesebat oluşturmuşlar. Peki bugün ne durumdayız? Medeniyetimizin kayıp iki anahtarı ilim ve tefekkür...
Her medeniyet, kendi insan tipini vücûda getirir. O insan tipi de, mensup olduğu medeniyetin sıfat ve karakterleriyle âhenk arz eder. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan şahsiyetinin zirvesi ise; gönüllerini bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmiş olan “vakıf insan”lardır.
İslam medeniyeti ve diğer medeniyetler arasındaki farklar nelerdir? İslam'ın takvâ ve güzel ahlak üzere gelmesi fakat günümüz ahlak ve toplum anlayışında ki sıkıntılar?