İslâm bir taraftan kardeşlerimize nâzik ve güzel davranmayı diğer taraftan da şahsımıza karşı yapılan hatâ ve kusurları affetmemizi tavsiye ediyor.
Bizler, ümmetin derdiyle dertlenip Allah Rasûlüʼnün emânetine ne kadar sahip çıkabilirsek; Efendimizʼin mübârek sîmâsı da bizden yana o kadar mütebessim olacaktır. Fakat -Allah korusun- bizler enâniyet girdaplarına kapılıp nefsânî çekişmelerle din kardeşliği hukukunu çiğnersek; bu defa Oʼnun rakîk ve latîf rûh-i saâdetleri, bizler sebebiyle incinecek, mahzun ve mükedder olacaktır.
Acaba “Allah'a sarılın” mealindeki Kur'an ayeti Asya'da Avrupa'da, Türkiye'de İran'da, Türkler, Araplar ya da Kürtler nezdinde nasıl anlaşılır? “Allah'a sarılma”nın Türkçesi, Kürtçesi, Arapçası nasıldır?
Cömertlik, elde var olanı ondan mahrum olanla paylaşmaktır. Cömertliğin zirvesi ise îsârdır.
Müslüman beldesinde, sen bana, ben sana kardeş olmak zorundayız. Komşu komşuya, esnaf memura, sokak bahçeye, şehir ilçeye, ülke ülkeye kardeş olacak ki kıt’a kıt’aya bağlanabilsin! Mümkün mü? Nefs Allah’a, kalp Resûlullah’a teslim olursa mümkün. Nefs şehvete, kalp gaflete esir olursa nâ mümkün!
Hucurât sûresinde vaz edilen prensipler içinde mü’minlerin özellikle sakınması istenen davranışlar, kardeşlik ve birlik duygularının zedelenmemesi için hatırlatılmış hususlardır. Çünkü din kardeşliği, özenle muhafaza edilmesi gereken kapsamlı ve kuşatıcı bir yapıdır, büyük bir nimettir. Önemli yapıların yaşatılması ise kıymetini bilmeyi gerektirir.
Bir mü’min, din kardeşleriyle alâkadar olmalı, onları düşünmeli, dertleriyle dertlenmelidir. Hattâ kendisinden evvel onların ihtiyacını gidermeye çalışmalıdır.
Halep ile ilgili okuduğum son haberin başlığı şuydu: “Halep’te kefen kalmadı…” Evet, hâli içler acısıydı Halep’in… Hâlimiz içler acısıydı. Ailesini, eşini, dostunu şehâdete uğurlamış, evi barkı yıkılan, o enkâzın içinden Kur’ân-ı Kerim’leri toplayan Halepli bir adamın gözyaşları içindeki şu feryâdı hâlimizin ne denli içler acısı olduğunu ortaya koyuyordu.
Manevi sohbetlerin hayatımıza yaptığı 6 tesiri sizler için derledik.
Toplumun doğru-yanlış, yerli-yersiz, olur-olmaz tepkilerine, dış güçlerin suret-i haktan gözüken yönlendirmelerine kulak asmadan ve de kendi içinde sevgi yahut nefretine mağlup olmadan hak yanlısı ve haklıdan taraf olarak hayatını sürdürmek günümüzün en büyük ve kutsal cihadıdır.