Bizler, hem Müslüman kardeşlerimiz için duâ etmeli, hem de onlardan duâ talebinde bulunmalıyız.
Ashâb-ı kiram, cömertlik, fedakârlık ve îsar hususunda âdeta birbiriyle yarışmıştır. Muhâcir kardeşine, evini, malını-mülkünü her şeyini “kardeşçe” ve “dünyevî bir menfaat beklemeksizin paylaşan” Ensâr’ın cömertliği dillere destandır.
İslâm; insanlığı; bölüşen, paylaşan ve birbirlerini seven mü’min kardeşler hâline getirmiştir. İslam “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” düstûruyla kendisinden evvel başkasını düşünmeyi öğretmiştir.
İslam’ın temel emirlerden birisi Müslümanların birbirlerini kardeş olarak görmeleri ve bunun gereğini yapmalarıdır. “Mü’minler ancak kardeştirler.” [1]Yani Mü’minler kardeşten başka bir şey değildir dolayısıyla birbirlerine kardeşçe muamele etmeleri gerekmektedir.
‘’Kardeşlik Köprüsü Gençlik Buluşması Projesi’’ kapsamında Güneydoğu bölgesinde ziyaretlerde bulunan öğrenciler, Güneydoğu bölgesindeki öğrencilerle bir araya gelerek kardeşliklerini pekiştirdi.
Müslüman, rûhunu inkişâf ettirerek bütün mahlûkâta huzur tevzî eden, dünyanın her yerindeki din kardeşlerini kendisine zimmetli bilen, gönül insanıdır.
Müslümanın Müslümana zulmetmemesi, onu düşmana terk etmemesi, ihtiyacını karşılaması, sıkıntısını gidermesi, ayıbını örtmesi kardeşlik görevidir. Bu görevleri yerine getirenler, Allah katında ecrini ve mükafatını görürler.
İman kardeşliği ve nesebi kardeşlik arasındaki fark nedir?
Allâh Teâlâ, müminlerin birbirlerine karşı kardeşlik ve muhabbet duygularını zedelemekte olan alay etme, gıybette bulunma, ayıp ve kusur araştırma, sû-i zan besleme gibi kötü vasıfları haram kılmıştır.
İslâm kardeşliğinden maksat, sırf rahat zamanların dostluk ve yakınlığı değil, din kardeşinin zor gününde gösterilen yakınlık ve dert ortaklığıdır.