Kavuşulan yeni imkânlar, geçmişin gerçeklerini unutturmamalı, aksine bütün çıplaklığıyla hatırlatmalı ki, bu yeni nimetlerin kadr ü kıymeti bilinebilisin. Hadisi şerifte Abdurrahman İbni Avf hazretlerinin bu anlamda başından geçen bir hadise anlatılıyor.
Allah’ı unutmamak ruhsal zindeliğimizin, yaşama sevincimizin, saâdet ve mutluluğumuzun temel şartıdır. Yüce Yaratıcımızın beğeneceği bir hayat yaşamak O’nu sürekli gündemde tutmakla mümkün oluyor.
“İmânın varsa imkânın vardır” sözü, gerçekten çok anlamlı bir sözdür. İmanı ve irâdesi olana Allah Teâlâ bir kapı açıyor ve kulunu bir şekilde muradına erdiriyor. Önemli olan samimi bir arayış ve yüreğin derinliklerinden gelen bir arayış içinde olabilmek…
Nefsinle mücadelende, onun kölesi misin? Onu teşvik etmek mi, yoksa ona sert davranmak mı daha tesirli; yola gelmesinde… Kendini beğenir mi, yoksa yerer mi sürekli?