iman etmek

İman Küfür Sınırı

İman ile küfür arasındaki sınır nedir?

Peygamberler Neden Gönderildi?

Yüce Allah Peygamberleri neden göndermiştir? Peygamberlerin gönderiliş amacı nelerdir?

Müminlerin Birbirlerine Olan Sevgileri

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız!” [1]

Gerçek İman Tam Bir Güven Verir

“Şüphe yok ki Allah, îman edenleri (düşmanlarına karşı) müdafaa eder. Allah, hâinlik eden her bir nankörü ise asla sevmez.” (Hacc 22/38)

İmanın Şahitleri

Bir mü’min, Cenâb-ı Hakk’ın korkusuyla büyük günah işlemezse ona çok sevâb yazılır. Niyeti hâlis olmak lâzımdır. Hakk Teâlâ hazretleri: “Kim (Allâh’a) bir iyilikle, güzellikle gelirse, işte ona on katı var. Kim de bir kötülükle gelirse bu, o miktardan başkasıyla cezâlanmaz.” (Enam Sûresi, 160) buyuruyor.

İmanın Zirvesi

Enes  radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” [1]

Günahkâra El Uzat Gönlünü Fethet

Müslümanın vazifesi, günahkârı kendi hâline terk etmek değil, elinden tutarak nezih bir hayâta dönmesini sağlamaktır. Hazreti Mevlânâ mahlûkâta Hâlık’ın nazarıyla bakmanın müşahhas bir misâlini anlatıyor.

Allah ve Resûlünün Çağrısı

İnsanı görünen ve görünmeyen bütün yönleriyle, tertemiz ve diri bir hayata çağıran ilâhî mesajlar karşısında insanoğlu, tarih boyunca birbirinden farklı duruşlar sergilemiştir. Bu tavır ve davranış sahiplerini, inkâr ve reddedenler, ikiyüzlü davrananlar ve inananlar olarak üç ana grupta değerlendirmek mümkün ise de bunların da kendi içlerinde elbette farklı seviyeleri söz konusu olmuştur. Biz bu yazıda özellikle “ilahî mesaja kulak verme” noktasında “mü’min duruşu”nun nasıl olması gerektiği üzerinde duracağız.

Tereddütsüz İman

Tereddütsüz iman etmek ve Allah'a tam güvenmekle ilgili ayetleri sizler için derledik. “Mü’minler Hendek Harbi için toplanıp gelmiş düşmanı gördükleri zaman, “Allah’ın ve Resûlünün bize va’dettiği işte budur, Allah ve Resûlü doğru söyledi” dediler. Bu onların iman ve teslimiyetlerini artırıp (pekiştirdi).” Ahzâb sûresi (33), 22

İrşad İçin Korkmadan Her Fırsatı Değerlendir

Îmân yüreğe kökleşince kişi hayata hep o pencereden bakar. Böyle biri için korku ve ümit kapısı yalnız Rabbidir. O’nun adına üzerine düşen sorumluluğun farkındadır ve her fırsatı bu uğurda değerlendirmek ister.