İnsanı görünen ve görünmeyen bütün yönleriyle, tertemiz ve diri bir hayata çağıran ilâhî mesajlar karşısında insanoğlu, tarih boyunca birbirinden farklı duruşlar sergilemiştir. Bu tavır ve davranış sahiplerini, inkâr ve reddedenler, ikiyüzlü davrananlar ve inananlar olarak üç ana grupta değerlendirmek mümkün ise de bunların da kendi içlerinde elbette farklı seviyeleri söz konusu olmuştur. Biz bu yazıda özellikle “ilahî mesaja kulak verme” noktasında “mü’min duruşu”nun nasıl olması gerektiği üzerinde duracağız.
Tereddütsüz iman etmek ve Allah'a tam güvenmekle ilgili ayetleri sizler için derledik. “Mü’minler Hendek Harbi için toplanıp gelmiş düşmanı gördükleri zaman, “Allah’ın ve Resûlünün bize va’dettiği işte budur, Allah ve Resûlü doğru söyledi” dediler. Bu onların iman ve teslimiyetlerini artırıp (pekiştirdi).” Ahzâb sûresi (33), 22
Gerçekten hayır, yalnız mal ile yapılmaz. Bir işte yol göstermek, tesellî etmek, nasihat etmek ve insanlara tebessümle yaklaşmak gibi sayısız nimet infak olarak zikredilebilir.
Îmân yüreğe kökleşince kişi hayata hep o pencereden bakar. Böyle biri için korku ve ümit kapısı yalnız Rabbidir. O’nun adına üzerine düşen sorumluluğun farkındadır ve her fırsatı bu uğurda değerlendirmek ister.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, çok sık sorulardan biri olan "kredi ile Umre veya Hacca gitmek caiz mi?" sorusunu cevaplıyor.
İctimâî terbiye, İslâm’ın en mühim esaslarından biridir. Müslümanın ilk ictimâî terbiyesi de cemaatle namaz kılmaktan başlar. Tevhîd üzerine binâ edilen İslâm toplumunda birlik ve beraberlik duygusunu perçinleyen en mühim sâlih amel, işte budur. Nerede cemaatle namaz kılınıyorsa, orada İslâm’ın rûhî ve ictimâî yapısı idrâk edilmeye başlanmış demektir.
Tarih boyunca yaşanan büyük zaferler, her ne kadar maddî üstünlüklerle kazanılır gibi görünse de, aslında sabır, sebat ve istikâmet üzere bulunan îmanlı gönüllere Cenâb-ı Hakk’ın bir ihsân-ı ilâhîsidir.
Dünya hayatında insanın istikbâline tesir edecek en mühim müessirler nelerdir?
“İmânın varsa imkânın vardır” sözü, gerçekten çok anlamlı bir sözdür. İmanı ve irâdesi olana Allah Teâlâ bir kapı açıyor ve kulunu bir şekilde muradına erdiriyor. Önemli olan samimi bir arayış ve yüreğin derinliklerinden gelen bir arayış içinde olabilmek…
Çanakkale Savaşı'nın devam ettiği günlerden bir Ramazan Bayramı arefesinde yaşanan çarpıcı gerçek bir hikâye...