Bolu'nun Mudurnu ilçesinde, asırlardır sürdürülen "Birikme Geceleri" geleneğinde oynanan çeşitli oyunlar, sıcak bir ortam oluşturmasının yanı sıra birbirine uzak kalan insanlar arasındaki birliği pekiştiriyor. Çevre köylerden gelenler, Kur'an okunması ve dua edilmesinin ardından köy gençlerinin hazırladığı geceyi izleyerek birliktelik oluşturuyor.
Muhterem Mûsâ Efendi -kuddise sirruh-, sohbetin feyz ve bereketine nâil olabilmek için onun âdâb ve erkânına uymak gerektiğini ısrarla ifâde eder ve şöyle buyururdu...
Sohbet eden kişide, benlik ve iddiâ, yerini muhabbet ve tevâzûya terk etmelidir. Zira tevâzû, sözü müessir kılan bir özelliktir.
Yaratılmışların hiçbiri, sehâvet, infak ve îsârda, Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile kıyaslanamaz. O, cömertliğin her çeşidinin en üst seviyesinde idi.
Medipol Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oktay Olmuşçelik, "Ramazan Bayramı'nda şeker hastaları sunulan tatlıları yemekten kaçınmalı" ifadesini kullandı.
Yüzakı Dergisi 136. sayısında Ramazân-ı şerîfe özel hazırladığı dosyasında okuyucularını bekliyor.
Îmânın en büyük meyvesi merhamet, onun neticesi ise “hizmet”tir. Merhamet etmek/acıyabilmek, Allâh’ın büyük bir lûtfudur. Zira yalnızca acıyabilen insan için, kalp, iz’ân ve vicdandan söz edilebilir.
Anne ve babanın evladı üzerindeki hakları nelerdir? Bir evlat, anne ve babasına nasıl hizmet etmelidir?
İnsanın kulluk sınavı için hayat ve ölüm gerçeğini yaratan ve ona “En güzel amel ve davranışı ortaya koyma” hedefi gösteren [1] Yüce Rabbimiz, “En güzeli ortaya koyanlara en güzel karşılık (hüsnâ) ve daha fazlasını” ikram edeceğini de müjdelemiştir [2].
Zuhruf, altın ve mücevher demektir. Muhtevasında bunlardan söz edilmesi ve Allah’ın insana sahip olduğu maddî değerlere göre değil, inanç ve davranışlarına göre kıymet verdiğinin anlatılması sebebiyle sûreye bu ad verilmiştir. İşte Zuhruf Sûresi'nden altın öğütler...