Akıl, iki uçlu bir bıçak gibidir. Hayra da vasıta olabilir şerre de. Onunla cinâyet de işlenebilir, faydalı işler de...
"Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de sık sık, af ve merhamete dâir sıfatlarını bildirmiş, hattâ “merhamet edenlerin en merhametlisi”(el-A‘râf,151.) olduğunu ve merhametinin her şeyi ihâta ettiğini(el-A‘râf,156.) haber vermiştir." Mahlûkattaki bütün merhamet tezâhürleri de esâsen Cenâb-ı Hakk’ın bu nihâyetsiz rahmetinin bir tecellîsidir. Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-: “–Nefsim kudret elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, birbirinize merhamet etmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz.” buyurmuşlardır.
Varlıklı kimselerin de gönül huzuru ve rûhî muvâzeneleri için; fakir-fukarayı koruyup gözetmeleri, mâtemlerin civarında bulunmaları, sefâlet manzaralarını görüp ibret almaları elzemdir. Aksi hâlde varlıklı insanlar, şefkat ve merhameti unutarak kasvet-i kalbe müptelâ olmaktan kurtulamazlar.
İslâm dâvâsının yaşayan üstadlarından Kadir Mısıroğlu’nun mücâhide eşi, dâvâ arkadaşı, Aynur Mısıroğlu, Kadir Bey'in gençlik yıllarında verdiği İslam mücadelesi sırasında yaşadıkları zorlukları anlattı.
Feylesoflar, çeşitli zaaflarla mâlûl ve kudreti mahdut akıl ve hisleriyle hakîkati bulabileceklerini iddiâ etmişler, fakat bu vâsıtalarla ne başkalarını ne de kendilerini tatmin edebilmişlerdir.
10 yıldır TİYEMDER tarafından yapılan ve 7'den 70'e binlerce kişinin Kur'an'ı Kerim ile tanışmasını sağlayan "3 GÜNDE KUR'AN ÖĞRETİMİ" programı TİYEMDER ve DİGEP'in destekleriyle Çilehane Camii'nde yapıldı. 3 GÜNDE KUR'AN ÖĞRETEN PROGRAM VİDEOLARI İÇİN TIKLAYINIZ....
Hafız Abdurrahman Efendi(1909-1999), Kur’ân sahasında bizlere lutfedilmiş müstesnâ bir hâdim- i Kur’ân idi. Bir asra yakın ömrünü Kur’ân’a hizmet yolunda tüketen Abdurrahman Efendi, Kur’ân’a lâyık o eşsiz ses ve sadâsıyla dâimâ üzerindeki nîmetin şükrünü îfâ eden sâlih bir insandı.
Her iddiâ, ispata muhtaçtır; ispat ise delil ve şâhitlere... İnsanın Allâh’ın huzurundaki en büyük iddiâsı, O’na îmân ettiğini söylemesidir. Bu iddiânın ispatı, hayat boyunca sergilenecek olan sâlih ameller ve istikâmet üzere bir yaşayıştır.
Bir insanın mânevî seviyesini onun hangi özelliklerine bakarak anlayabiliriz? Bu hususta en önemli ölçü nedir?