Prof. Dr. Ömer Çelik, İnsanlığın kurtuluşunun ne ile olacağını anlatan o âyet-i kerimeyi açıklıyor...
“Hak yolcusu sâlik, bomboş zannettiği tenhâ yerleri dahî dopdolu bilmeli. Açıkta, herkesin gözü önünde ne yapıyorsa, kimsenin olmadığını düşündüğü gizli yerde de onu yapmalı…”
Prof. Dr. Ömer Çelik, "İnsanların içinde kimi de vardır ki: «Allah'a ve ahiret gününe inandık» derler; halbuki iman etmiş değillerdir." Bakara suresi 8. ayeti tefsir ediyor...
İnsan başkalarını çokça affetmeli ki Allah da onu affetsin. Nitekim hepimizin, gerek Allâh’a, gerekse kullarına karşı işlenmiş, affedilmeyi bekleyen pek çok hatâsı vardır.
Kurban bayramını memleketinde eş-dost ve akrabalarıyla birlikte kutlayan kişiler seferi sayılır mı? Bu durumdaki kişilerin kurban kesmesi gerekir mi?
Ahmet Hamdi Yıldırım, hayır kurumlarına vekalet vererek kurban kesilip-kesilmeyeceğini anlatıyor.
Bilmelidir ki; nefsânî menfaat ve arzular; rûhumuza serpilen zehirlerdir. Her biri mânevî hayâtımıza vurulan zincirler mesâbesindedir. İlâhî ahlâka da ancak bu nefsânî zincirler koparıldıktan sonra ulaşılabilir.
Her insan, doğduğu andan itibâren, tahakkuk müddeti meçhul bir ölüm hükmü ile mahkûmdur. Bu hükmün gerçekleşme zamanı ise Azrâil -aleyhisselâm- ile karşılaşacağı andır. Üstelik senette ödeme târihi belli olduğu hâlde, insan ömrünün mutlak olan nihâyeti meçhul kılınmıştır. Bu da hesap vermeye her an hazır olmayı gerektiren, dehşetli bir gerçektir.