idare

İdarecilik Talep Edenlere Verilmez

Vazife, isteyene değil, liyâkat kesbedene verilmelidir. Hatır için ya da başka mülahazalarla yapılan tayinler ve görevlendirmeler, kul hakkına giren meselelerdir.

Hepimiz Çobanız Güttüklerimizden Mesulüz

Herkes belli ölçüde idarecilik sıfatına hâiz bulunur ve bu sıfattan doğan mes’ûliyetini tebârüz ettirmesi gerekir.

İdarecilere Kolay Yol

Hiz­met in­sa­nı, en­gin gö­rüş­lü ve firâsetli ol­ma­lı­, gön­lü ve ak­lı ba­sî­ret nûruyla aydınlanmalıdır. Mu­hab­be­tin­de ve buğ­zun­da, il­ti­fa­tın­da ve ten­ki­din­de, medhinde ve zemminde öl­çü­yü ka­çır­ma­ma­lı, or­ta bir yol üzere bulunmalıdır.

Sultanın Ruhu Memleketini Kuşatır

Fâtih Sultan Mehmed Han, mânevî terbiyesinde yetiştiği hocası Ak­şem­seddîn Hazretleri’ni çok sever, ona pek fazla hürmet ederdi. Sık sık zi­yâ­retine gider; yanından, gönlü huzur ve sükûn içinde dönerdi.

Namazlarda Kabe'yi Gören Osmanlı Sultanı

Murad Hüdavendigâr, büyük bir ahlâkî, irâdî ve idârî güce sahipti. Yaptıkları, dâhiyâne idi. Şer’î kânunları büyük bir titizlikle tatbik eder, geliştirip güçlendirirdi. Ânî karar vermedeki mâ­hi­râne hasleti, kendisine çok zaferler kazandırmıştır.

İdare Eden Mutlu Eder!

Genç Dergi, Haziran sayısında “İDARE YAZILIR İRADE OKUNUR” mesajıyla hayatımızın her alanında iradenin ehemmiyetine vurgu yapıyor.