Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin Musa Aleyhisselam ve Fravun'dan bahsettiği Erkam Radyo ve Erkam TV de yayınlanan 14 Eylül 2020 tarihli sohbeti...
Dinin îcaplarını çok iyi bildikleri, ilimleri çok fazla olduğu hâlde; ilimleri ile amel etmeyen, Ebû Hâris gibi, Bel’am bin Baûra gibi kimseleri, Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de Cum’a Sûresi, 5. âyet-i kerimede “kitap taşıyan eşeğe” benzetiyor...
Hazreti Mevlânâ insanın gizli düşmanını şöyle anlatır: “Ey Hak yolcusu! Gerçeği öğrenmek istiyorsan; Mûsâ da, Fir’avun da ölmediler; bugün senin içinde yaşıyorlar, senin varlığına gizlenmişler, senin gönlünde savaşlarına devam ediyorlar! Bu sebeple birbirine düşman bu iki kişiyi kendinde araman gerekir!”
Dünya hayatında yani bu fânî imtihan âleminde alınacak en mühim diploma; son nefeste alınan îman şehâdetnâmesi olduğu kul tarafından asla unutulmamalıdır.
Abdülkâdir Geylânî Hazretleri buyurur: “Sizin dîninizin ortadan kalkmasının dört sebebi vardır: Birincisi: Bildiklerinizle amel etmemenizdir. İkincisi: Bilmediklerinizle amel etmenizdir. Üçüncüsü: Bilmediklerinizi öğrenmeyip câhil kalmanızdır. Dördüncüsü: Diğer insanların, bilmedikleri şeyleri öğrenmelerine engel olmanızdır.”
Mihenk taşı, gümüş ve altın alaşımlarının kalitesini test etmekte kullanılan, düz, sert, koyu renkli bir taştır. Kur’an ve dolayısıyla onunla vücut bulan İslam ümmeti, diğer din ve toplumlar için adeta mihenk taşı gibidir. Onların doğrularını onaylayan ve yanlışlarını ortaya koyan yegâne mercidirler.
Hz. Mûsa'ya iman etmeyen firavunun Kuran'a dahi muhattap olan Kızıldenizde ki ibretlik hikayesi...
Kehf Sûresi’ndeki üç kıssadan birinde Mûsâ (a.s.) ile Hızır (a.s.)’ın buluşması ve yolculuğu vardır. Ve söz konusu buluşma, Mûsâ (a.s.) ile yardımcısı olan “genç adam”ın hikmetli yolculuğu akabinde olmuştur.
Peygamberler nübüvvetin feyizlerini almaya oruçla hazırlanmışlar, kemâlin zirvesine ulaşınca bir süre insanlık âleminden uzaklaşmış ve kendilerinde melekî vasıflar tecellî etmiştir. Böylece kalbleri ve dimağları, ilâhî vahyin çeşmesi ile dolup taşmıştır.
Dünyada Resûlullah’ın bile sabretmekte zorlandığı çok değişik ve ağır olaylarla karşılaşmak mümkündür. Çâre, sabretmek, sabredebilmektir.