Sırat-ı müstakîm kişinin toz olduğu, kul olduğu, kurban olduğu bir yoldur. Bu yol bütün kâinata rahmet olarak gönderilen Peygamberin ayağının tozu olup O’nu takip edilen yoldur. Bu yol insan üstüdür. Bu yol, insanlık için insanlığın yoludur. Bu yol, cihad yoludur. Bu yol, kendini feda etme mutluluğunun yoludur.
Kirlenmemek idealdir. Ama ne ölçüde mümkündür. Günahkârların vatanı olan dünyada bu ideal nasıl gerçekleştirilebilir?
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kaleme aldığı iki yeni kitap "Kutlu Doğum"a özel basıldı.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Özafşar, İslamofobi'den beslenen bir endüstri bulunduğunu belirterek, "Bu endüstriden beslenen çevrelere fırsat tanımamak lazım" dedi.
Vahyin rehberliğinden mahrum bir şekilde hakîkate ulaşma iddiâsındaki filozoflar, tesir edebildikleri insanları dâimâ saâdet yerine sefâlete, hakîkat yerine dalâlete sürüklemişlerdir.
Fransa'da terör saldırısına uğrayan karikatür dergisi Charlie Hebdo'nun çizerlerinden Luzier, "Bir daha Hz. Muhammed (S.A.V.) karikatürleri çizmeyeceğim, artık bu konularla ilgilenmiyorum" dedi.
Dr. Murat Kaya, Peygamber Efendimiz -selallahu aleyhi vesellem-'e "Cennette Allah'ı görebilecek miyiz?"diye soran sahabe-i kirama Efendimiz'in cevabını anlatıyor.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, O’NUN -sallâllâhu aleyhi ve sellem- EĞİTİM LİSÂNI kitabında Peygamber Efendimiz’in eğitim lisânını anlatıyor.
Kutlu Doğum Haftası'nın heyecanını yaşadığımız şu günlerde akıllara takılan bir soru var; Peygamberimizin doğum günü kutlanır mı? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Cenab-ı Hak bir hadis-i kutsisinde “Levlâke levlak lema halaktül eflak: Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım[1]” buyurmaktadır. Alemlerin sahibinin bu lütuf ve tevccühüne, hitabına mazhar olan kişi şüphesiz ki Efendimiz Hz. Muhammed’dir –sav-. Cenab-ı Hak yüce kitabında “Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.[2]” buyuruyor.