Bütün Arabistan’a ve oradan bütün cihana yayılan İslam’ın maddi ve manevî fütuhatı, Kâbe kapısının açılmasıyla başlamıştır.
Şer ve nifak yuvası Hayber’in Fethi’nden sonra Peygamber Efendimiz’i sevindiren iki hadise...
En yüce makamlardan biri olan şehîtlik, kişinin birçok günahına kefaret olduğu halde bir sahabiyi kurtaramamıştır.
Peygamber Efendimiz’in gönderdiği tebliğ mektupları Medine’den bütün cihanı kucaklamaya doğru İslam’ın ilk adımları olmuştur.
Hukukta cezalar ve suçlar şahsîdir. Dolayısıyla zâlimlerin yanında mazlumların da öldürüldüğü katliamları İslâm şiddetle yasaklar.
Sahâbe-i Kirâm, Âlemlerin Efendisi Hazret-i Muhammed Mustafâ’yı o kadar çok seviyorlardı ki, O’nun değil şahsına, bir kılına bile herhangi bir zarar gelmesine râzı olmuyorlardı.
Uhud Savaşı Müslümanlar ile Mekkeli müşriklerin arasında geçen ikinci savaştır. Bu savaş esnasında yaşananların pek çok hikmeti vardır.
Şehîd olmak, hakîkatte ölmek değil, bizim farkına varamadığımız bir hayat keyfiyeti içinde ebedî nîmetlere mazhar olmaktır. Bu bakımdan Allâh Teâlâ şehîd kulları hakkında “ölü” denilmemesini emretmektedir.
Ölen kimsenin ruhu dünyayla irtibat kurabilir mi? Ölüler konuştuklarımızı duyar mı? Bu konu hadislerde şöyle nakledilir...
İslam tarihinde ilk savaş hangisidir? İşte Müslümanların müşriklerle yaptığı ilk savaş...