Hazret-i İbrâhîm, inkârcılara gelecek olan umûmî felâket ve gazaba Lût -aleyhisselâm- ile O’na inananların da uğrayacaklarından korkuyor, bu sebeple azâbın kaldırılması için ısrarla Allâh’a yalvarıyordu.
Oğlu İsmail -aleyhisselâm- ile birlikte Kâbeyi inşâ eden İbrahim Peygamber, insanları Kâbe'de Hac ibadetine davet etmeye başladı.
Cenâb-ı Hakk’ın büyük bir rahmet ve bereket iklimine girerken kalbî hazırlığımızı muhâsebe etmek durumundayız.
İbrâhîm -aleyhisselâm-, Rabbine verdiği söze sadâkat gösterip oğlunu kurban etmeye râzı olduğu için Allâh Teâlâ, O’na -hayli ihtiyarlamış olmasına rağmen- mükâfât olarak bir oğul daha ihsân etti.
İbrâhîm -aleyhisselâm- ateşe atılarak nefsinden, kurban emri ile de evlâdından imtihan görmüş, tevekkül ve teslîmiyeti, O’na her iki imtihanı da kazandırmıştı. Sıra servetten imtihana geldi.
Aklın ilk vazîfesi, Allâh’a îman etmektir. Fakat akıl her durumda bir kaynak, bir başlangıç noktası ve bir dayanak arar. Onu Hakk’ın izzetine teslîm edip O’nun sağlam kulbuna yapışmak ve hikmetine uymak gerekir.
İbrâhîm -aleyhisselâm-, ölen bir canlının yeniden nasıl dirileceğini merak etmiş ve bunu kendisine göstermesini Rabbinden istemiştir. Allâh Teâlâ O’na âyette geçtiği gibi maddî bir misâlle cevap vermiş, ancak dirilişin mâhiyetini îzâh etmemiştir. Çünkü insanın bilgi kapasitesi, yeniden dirilme gerçeğini lâyıkıyla kavramaya elverişli değildir.
Allâh -celle celâlühû- İbrâhîm -aleyhisselâm-’ın ve O’na îmân edenlerin rahat ibâdet etmeleri, Nemrûd ve Keldânî kabîlesinin üzerine gönderilecek olan ilâhî azaptan da muhâfaza olunmaları için hicret etmelerini emir buyurdu. İbrâhîm -aleyhisselâm- ve kendisine tâbî olan mü’minler, kavimlerinden ayrılarak hicret ettiler.
Hazret-i İbrâhîm’in putları kırdığına iyice kanâat getiren bedbaht putperestler, yapılan işi hazmedemediler ve taş parçalarının âcizliklerini görüp Hakk’a yöneleceklerine, Hazret-i İbrâhîm’e ateş püskürdüler.
Hz. İbrahim -aleyhisselâm- günlerce Rabbini aradı ve herşeyin sahibi olan, yaratılmışlara benzemeyen Allah c.c. olduğuna kanaat getirerek imân etti...