Dünya üç şeyle cennet hâline gelir...
Hased çok çirkin bir hasletdir. Müslümanın hayırllı amellerini hased mahveder.
Âlimleri bekleyen en büyük tehlike, halkın itibarı karşısında şımarmak ve şöhret sevdalısı hâline dönüşmektir. Hatta bilerek ya da bilmeyerek ilahlaşma ve Rableşme temayüllerinin nefislerine sirayet etme ihtimalidir.
Allah ile bağı kopmuş, O’na karşı bir sorumluluk hissi taşımayan kimselerde insânî öz zamanla çürüyecektir. Kur’ân-ı Kerim insânî özün çürümeye başlamasını kalpte bir hastalığın oluşması olarak takdim eder. Bu hastalık da derece derecedir.
Cenâb-ı Hakk’a hakîkî mânâda kulluk yapabilmek ve bu sûretle mârifetullâha ulaşmak, zikrin kalpte kazandığı mevkî ve hissedilişindeki derinlik nisbetinde gerçekleşir. Bu sebeple Yüce Rabb'imiz şöyle buyurmuştur: “Rabb'ini, kendi içinde (kalbinde), yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, gece-gündüz zikret! Gâfillerden olma!” (el-A’râf, 205)
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, İlim meclislerinde, nasihat verirken, ilmi ve nasihati verenin vereceği ilmi ve bilgiyi nasıl vermesi gerektiği hakkında üç temel kuralı "Nasıl? Ne zaman? Kime?" anlatıyor.
Allah teâlâ ve tekaddes hazretleri buyurur: “Bilin ki, dünya hayatı bir oyundur, eğlencedir, bir süstür, aranızda bir öğünüştür.” (Hadîd Sûresi / 20) “Dünya hayatı sizi aldatmasın!” sözünü kim söylüyor? Dünyayı yaratan söylüyor. Dünya hayatını, onu yaratandan daha iyi bilen birisi olabilir mi? Sakının ey insanlar, dünya hayatının aldatıcılığından sakının!
Mal, canın yongasıdır ve onun elden çıkması, insanoğlunun en mühim endişe sebeplerinden biridir.
Alıp verdiği bir nefesin bile sahibi olamayan, nefes aldığında vermeye, verdiğinde tekrar almaya gücü yetmeyen âciz bir varlık, nasıl olur da size ebedîlik bahşeder? Nitekim tarih ebedî sultanlık iddaasında bulunan ölülerle doludur.
Hikmet; Kur’an-ı Kerim, ilim, fıkıh, ilm-i ledünni, nübüvvet, din ve dünyanın salahı, “İlahi emirlerin faydasını anlama”, güzel fiilleri meydana getirme melekesi, “ahlak-ı ilahiyye ile ahlaklanma” ve “müktezayı hâle göre hareket etmektir.” Başka bir ifadeyle hikmet, “Hakkı hak bilip ittiba etmek ve batılı batıl bilip ondan sakınmaktır."