Ashâb-ı kirâm (radıyallâhu anhüm) zaman zaman Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimize, hangi amelin daha fazîletli oluğunu sorarlardı. O da soranın durumuna göre farklı farklı cevaplar verdiği olurdu. Amellerin üstünlüğü ve derecesi bu yönüyle, kişi, zaman ve mekâna göre farklılık arzedebililecektir.
Yeni yılınız mübarek olsun! 1 Muharrem, hicrî yılın başlangıcı, İslâm âleminin yılbaşısıdır. Maddî ve mânevî dünyamıza saadetler, hayırlar getirmesini diliyoruz. Peki bu günün Müslümanlar arasında özel bir anlamı ya da bilmediğimiz bir sırrı var mıdır?
Hicretin 10’uncu yılı. Zilhicce ‘nin 9’u. Arefe günü. Miladi 632. Mart’ın 8’i. İslam tebliğinin üzerinden 23 yıl geçmiş. 124 bin sahabi Arafat’ta buluşmuş. Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem, içinde “Belki bundan sonra sizlerle buluşamayacağım” ifadeleri geçen konuşmalar yapıyor mü’minlere. Yani yüreğine “Veda” meltemlerinin esmeye başladığını hissediyor.
Muhâcirler, fedâkârlık ve çilelerle Medîne’ye hicret etmeye çalışırlarken, Medîneli Müslümanlar da onların bu büyük îman mücâdelesine yaraşır bir îman muhabbetiyle onları bağırlarına basıyorlardı. Kendilerine kucak açarak her şeylerini paylaşmaya gönülden râzı oluyorlardı. İşte Muhacir ve Ensar kardeşliğinin faziletleri...
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, Hazreti Peygamberin hadislerini, sünnetlerini ve asr-ı saadeti dinleyiciye aktarmak için kurulan Risalet Radyo, 35 ilde yayın hayatına başladı.
Selmân-ı Fârisî -radıyallâhu anh- [v. 654], fıtraten çok temiz yürekli ve mütevekkil bir zât idi. Her ne pahasına olursa olsun, Hicaz’dan doğacak hidâyet güneşinin işrâkı esnâsında orada bulunmak istemiş ve bunun için sayısız meşakkatlere katlanmıştı. Onun bu ibretli hayat hikâyesi, bizim için; Hakk’ı ve hakîkati aramanın, bu uğurdaki fedâkârlığın ve îmânı aşkla yaşama heyecanının canlı bir misâlidir.
Yrd. Doç Dr. Veysel Akkaya, Peygamber Efendimiz, Hz. Ebûbekir ve hicret müjdesi üzerine konuşuyor.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-’ı çok severdi. Her gün mutlakâ yanına uğrardı.[1] Ebû Bekir -radıyallâhu anh- da Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i görmeden huzur bulamazdı. Peygamber Efendimiz’in herhangi bir seriyye ile gönderdiği veya hac emîri tâyin ettiği günler hâriç, O’ndan hiç ayrılmadı. Yani ömürleri beraber geçti.
Üsâme İbni Zeyd radıyallahu anhümâ “hibbu Resûlullah” (Resûlullah’ın sevgilisi) lakabı ile bilinmektedir. Resûlullah’ın onu ve torunu Hasan’ı kucağına alıp “Allahım, ben bu ikisini seviyorum, sen de sev onları!” buyurduğunu rivayet etmektedir.
Ebû Mûsa el-Eş`arî, 360 hadis rivayet etmiş, 63 yıllık hayatının çoğu İslâm’a ve insanlara hizmet etmekle geçen muhterem bir sahâbîdir. Çok güzel bir sesi olduğu için Kur’an okumaya başlayınca herkes derin bir huşû ile onu dinlerdi.