İnsanın ahval ve gidişâtı için para da bir röntgen mesâbesindedir. Kulun iradesi yoktur. Paranın iradesi vardır.
Parada bir sır vardır; o, geldiği yoldan gider. Yani helâl para, gerçek mânâda hayra sarf edilirken; şer yoldan gelen para ise, yine şerrin sermayesi olur. Herkes zanneder ki ben parama hükmederek istediğim yere harcıyorum. Hâlbuki para, kazanılışındaki mânevî temizlik durumuna göre, lâyık olduğu yere gider; sahibinin irâdesini de kendi gittiği yere doğru istikâmetlendirir. Yani hâkimiyet çoğu zaman paradadır; sahibinde değil.
Alışverişte malın ve paranın durumunu olduğu gibi söylemek, varsa kusurlarını gizlememek veya yalan beyânda bulunmamak temel ilkedir. Doğru sözlülük, ticârette ve kazançta bereket vesilesidir. Aksi ise, alışverişte hayır ve bereket bırakmaz. Doğruluğun ekonomiye bu açıdan etkisi inkâr edilemez.
Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde bir kişi, banka önünde bulduğu bin lirayı zabıta ekiplerine teslim etti.
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde değirmencilikle uğraşan 66 yaşındaki Mehmet Tekin, 9 çocuğundan 7'sini taş değirmenden elde ettiği gelirle üniversitede okutarak meslek sahibi yapmanın gururunu yaşıyor.
İnsan şahsiyetine tesir eden iki mühim şeylerden biri kazanılan para diğeri ise beraber olduğumuz insanlardır.
İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin ticaret hayatı nasıldı? İmam-ı Azam'ın ticaret hayatındanki misaller, bir müslümanın ticari hayatının nasıl olması gerektiğini özetliyor.
"Parada bir sır vardır" diyen Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, huzurlu bir hayat sürdürmede helal kazancın sırrını anlatıyor.