Bugün âhirzaman fitneleri zuhûr etti. Şeytanın mallara ve evlâtlara ortak olduğu günler geldi. Kredi kartlarının düşüncesizce kullanılması sebebiyle, pek çok kimsenin faize bulaştığı bir zamandayız.
Şu husus iyice bilinmelidir ki, tasavvufun üzerine binâ edileceği esas zemin, Kur’ân-ı Kerîm ahkâmı ve Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Sünnet-i Seniyyesidir. Bu itibarla Kur’ân ve Sünnet’i hayatımızın her safhasına tatbik edebilmek ve şahsımızda bir İslâm kimliği sergileyebilmek, bu mânevî yolda birinci esastır.
Yüzakı Dergisi bu ay "mü'minleri" konu ediniyor. Her zaman, mekân ve ahvâlde, mü’min kimselerin, hangi özellikleri taşımalarının gerektiği sıralanıyor.
İnsan şahsiyetine en çok tesir eden iki mühim müessir vardır: Birincisi, muhabbet beslenip beraber olunan insanlar, ikincisi de kazançtır. Bu yüzden, gönlümüzde muhabbetini taşıdığımız insanlara çok dikkat etmeliyiz. Zira insan çoğu zaman, doğru yola da yanlış yola da sevdiği kimselerin teşvik ve telkinleriyle gider. İkinci olarak da cebimizdeki paraya dikkat etmeliyiz. Ona haram karıştırmamalıyız.
İnsanın karakterini ne belirler? İnsanın karakterini etkileyen iki şey.
Yorgun ve uykulu olduğumuzda, kafein desteğine ihtiyaç duyduğumuzda aklımıza ilk gelen şey genellikle çay veya kahve içmek olur. Ama acaba çay veya kahve içmek, zihin açıklığı için gerçekten de en yararlı yol mu?
Bugün maalesef lüks, israf, oburluk, güç gösterisi ve nefsânî ihtirasların arttığı bir devredeyiz. Hâlbuki oruç ibadeti bizlere, fânî nîmetlerin bir gün tamamen elinden alınacağı bir âhiret yolcusu olduğumuzu hatırlatarak, nefsânî zevklere takılıp kalmamayı, helâlleri bile asgarî seviyede kullanıp kifâyet miktârıyla yetinmeyi ve dünyevî imkânları âhiret sermâyesi kılma firâsetini telkin eder.