Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, insanın hâlini şu misâl ile dile getirir: “Kuzunun kurttan kaçmasına şaşılmaz. Zîrâ kurt, kuzunun düşmanı ve avcısıdır. Lâkin hayret edilecek şey; kuzunun kurda gönül kaptırmasıdır!..” Mevlana Hazretleri bu misal ile ne kastediyor?
Toplumumuzda evlenecek şahıslar, nişanlılık denilen bir devre geçiriyor. Bu esnâda birçok problem yaşanıyor. Nişanlılık devresinde iki tarafın; gezme, birbiriyle konuşma vs. gibi mevzûlarda dikkat edeceği hususlar nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi söz ve nişan döneminde bir müslümanın dikkat etmesi gereken kuralları anlatıyor.
Şehitliğin İslam'daki yeri ve önemi nedir? Kimlere şehit denir? İşte cevabı...
Sevgililerin sevdiklerine sevgilerini çeşitli şekillerde ifâde ettikleri şu doğduğun mübârek Rebiülevvel ayında, biz de kendimiz ve ümmet adına “Sana” olan sevgilerimizi ifâde etme niyetindeyiz ey En Sevgili… Ey ümmetin övünç kaynağı…
Ramazan ayında siz oruç tutarken biri size çirkin söz söyler veya çatarsa o kişi ile çekişmeyin. Hadis-i şerifte buyrulduğu üzere şöyle söylesin: “Hiçbiriniz (bilhassa) oruçlu olduğu gün, çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri, kendisine söver veya çatarsa; «ben oruçluyum» desin.” (Buhârî, Savm, 9)
Gönül, öyle mûcizevî bir yaratılışa sahip ki, onda şifâhâne de var, çilehâne de... Gül bahçeleri de var, ateş çukurlarında yanmak da… O ateşlerde pişip kemâle ermek de var, kül olup özünü kaybetmek de...
İnsanlık tarihinde, fazîlet, adâlet, diğergâmlık ve güzel ahlâk bakımından en müstesnâ devir, hiç şüphesiz ki Asr-ı Saâdet’tir. Çünkü o mübârek devir, bütün âlemlerin yaratılış sebebi olan Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yaşadığı bir devirdi.
"Merhamet; dünyada vicdan huzuru, âhirette ise ebedî saâdet müjdesidir…" Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefndi'nin mü'minlerin merhamet ufkunu anlattığı makalesinden bir bölümünü istifadelerinize sunuyoruz.
Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hudaybiye'de kendisini bey'at eden Sahabe Efendilerimiz için “–İnşâallâh ağacın altında bey’at eden Ashâb-ı Şecere’den hiç kimse cehenneme girmeyecek!” buyurmuşlar, ardından da "mutlakâ herkes cehenneme varacaktır" âyetinin sırrını açıklamışlardır.
Aklı başında bir insana; “Ver gözlerini, al İstanbulʼu!” deseler, kim verir? “Ver sıhhatini, al Dünyaʼyı!” deseler, kim değişir? Akl-ı selîm sahibi hiç kimse bunu kabul etmez. Zira bunun, kendisi için ezâ ve cefâ dolu bir mahkûmiyetten farksız olacağını bilir.