Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; dâimâ Cenâb-ı Hakk’a duâ, niyaz, hamd, şükür ve zikir hâlinde yaşadı. Ashâbına da Rabbe ilticâ hâlinde yaşamayı tâlim buyurdu.
Kişilik terbiyemiz adına hedef ve faaliyet haline getirebileceğimiz bazı hususlar...
Toplumumuzda evlenecek şahıslar, nişanlılık denilen bir devre geçiriyor. Bu esnâda birçok problem yaşanıyor. Nişanlılık devresinde iki tarafın; gezme, birbiriyle konuşma vs. gibi mevzûlarda dikkat edeceği hususlar nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi söz ve nişan döneminde bir müslümanın dikkat etmesi gereken kuralları anlatıyor.
Evlilik, Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havva vâlidemizin nikâhla cennette bir yuva kurmasıyla başlamış, geçmişi, insanlık tarihi kadar eski, köklü ve dînî bir müessesedir.
Hased, ilâhî nimetlerin bu sûretle tevzîine bir itiraz mânâsını taşır ki, bu da Allâh’a karşı en büyük küstahlıktır. Bu küstahlıktan da öte, ilâhî nimetlerin eşit bir sûrette tevzî edilmemiş bulunmamasındaki hikmeti kavramamaktır.
İblisin, ilâhî gazaba dûçâr olmasının sebebi, Hazret-i Âdem’e karşı gururlanmak sûretiyle Rabbine baş kaldırması, böylece Cenâb-ı Hakkʼın kibriyâ sıfatına ortaklık iddiâsına kalkışmış olmasıdır.
Yüzakı Dergisi, 2016 yılının ilk sayısında "Âhiretsiz Yaşanan Dünya: İnsanlık Felâketi" başlığıyla çıktı. İşte Yüzakı'nın 131. sayısı...
Bugün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼi tanıyabilirsek, yarın mahşerde O da bizi tanır. Gönlümüz O’nu görecek kıvamda olursa, O da bize nazar kılar. O’nu duyar ve dinlersek, O da bizim feryâdımızı işitir. Kısacası, biz O’na tâbî olalım ki, O da bize; “Peygamber de sizin üzerinize şâhit olsun!” (el-Bakara, 143) buyrulduğu üzere, şâhit ve şefâatçi olsun.
Bir müslüman fitne zamanında nasıl hareket etmeli? Fitneden nasıl uzak durulur? Peygamber Efendimiz fitneyle ilgili neler buyurdu? İşte fitneyle ilgili bilmemiz gerekenler...