Sen, adın ne olursa olsun, asırlardır yaşayan Fâtıma, Hanne, Sâre, Hatice annelerimiz gibi nicelerinin rûhunu içinde taşıyan, nâzende avuçlarına sinmiş misk kokusuyla zamana sığdırılamayan bu incilerin vârisi, İslâm kadınısın!.
Toplumumuzda evlenecek şahıslar, nişanlılık denilen bir devre geçiriyor. Bu esnâda birçok problem yaşanıyor. Nişanlılık devresinde iki tarafın; gezme, birbiriyle konuşma vs. gibi mevzûlarda dikkat edeceği hususlar nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi söz ve nişan döneminde bir müslümanın dikkat etmesi gereken kuralları anlatıyor.
Bu yazımda sana bir cennet bahçesinden bahsedeceğim. Zarâfet, sempati, ilgi, güzellik, incelik, zekâ, güç, ilim gibi birçok iyi hasleti içinde bulunduran, içerisinde türlü renklerde çiçekler toplayıp, kokladığımız, soluklandığımız, her gün yeni bir renge gebe kalan, her an farklı bir râyiha ile bizi şaşırtıp, heyecanlandıran bir cennet bahçesinden bahsedeceğim. Bu bahçelerin adı bazen Ayşe, bazen Hatice, bazen Sevde... Bu gün sana senden, belki henüz tanış bile olmadığın kadından bahsedeceğim.
Cenâb-ı Hak, insan neslinin atası olan Âdem -aleyhisselâm-’ı mahlûkâtın en mükerremi kılarak cennette yaratmıştır.
Allâh Teâlâ, Hazret-i Âdem ve Havvâ -aleyhimesselâm-’ı yarattıktan sonra onların her türlü nîmetlerle dolu cennette yaşamalarına, yasak ağaç dışında cennetin nîmetlerinden istedikleri şekilde istifâde etmelerine müsâade etti.
Yeryüzündeki ilk kadın, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’in (a.s.) eşi ve insanlık aleminin anası: : Hz. Havva (a.s.) nasıl yaratıldı?
Bir insanın Allah’a açılan en kutsal kapısı kalp kapısı, en kutsal pencere kalp penceresidir. İnsan için burası gönül evi, can evidir. Çünkü; gönüllerin ve zihinlerin derinliklerinde görülmeyen, bilinmeyen nice derin izler, derin manalar ve derin düşünceler vardır.