Hikmet; hakîkatleri idrâk husûsunda akla aczini kavratmaktır. Akılla kavranamayan nice sırlar, ancak hikmetle çözülür. Kâinattaki ilâhî tecellîlerin asıl mânâsı, hikmet nazarıyla okunabilir.
Tarih şahittir ki, kendi akıllarının dar hududunda hapsolmuş bulunan Firavun, Nemrut, Atillâ, İskender, Hülâgu ve emsalleri, yaptıklarıyla bütün insanlığın düşmanı oldular. Buna mukâbil, vahyin feyziyle yoğrulup “akl-ı selîm”e nâil olan, dostluk ve muhabbetin ilâhî menbaına erişen Mevlânâ ve emsâli Hak dostları ise, hayatları boyunca, hattâ vefatlarından sonra bile insanlığa huzur ve rahmet vesîlesi oldular. Ebediyyen de bütün insanlığın dostu olarak kalacaklardır.
Tarih boyunca kendisini aklın zirvesinde gören birçok zâlim, yaptıklarından en ufak bir rahatsızlık duymamıştır. Çünkü yaptıkları zulümler, kendilerine göre en akıllıca(!) hareketlerdi.
Felsefî düşünce mahsullerinin bütünüyle yanlış olduğu söylenemez. Zira filozoflar da, hayat ve kâinâtı müşâhede, muhâkeme ve tefekkür edişlerindeki isabetleri ölçüsünde, bâzı doğrulara da ulaşabilmektedirler.
Filibeli Ahmed Hilmiʼnin A‘mâk-ı Hayâl adlı eserinde, beşerî aklın kifâyetsizliğine dâir bir hikâye vardır. Hulâsaten naklettiğimiz bu hikâyede, Râcî uzun bir müddet görüşemediği Aynalı Babaʼyı ziyârete gider ve aralarında şu ibretlik hadise gerçekleşir.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin Gönül Dergâhından HAKÎKAT İNCİLERİ kitabı çıktı.
Cenâb-ı Hakkʼın sevgisine ulaştıracak vesîlelerin en büyüğü, Allâhʼın en sevdiği kulu olan Habîbullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼin sünneti üzere yaşamaktır. Zira Oʼnun söz, fiil ve hâlleri; murâd-ı ilâhîyi ifâde eden Kurʼân-ı Kerîmʼin canlı bir tefsiri mâhiyetindedir. Bu itibarla Allâhʼın Habîbiʼnin gönül dokusundan hisseler alarak gücümüz nisbetinde Oʼnu örnek almaya gayret etmemiz, Cenâb-ı Hakkʼın sevgisine ve rızâsına en büyük vesîledir.
Dr. Adem Ergül, İlmi Araştırmalar Merkezi'nde (İLAM) yaptığı "Tefsir Dersleri"nde iyi temennilerimizin yaptığımız kötülükleri cezasız bırakmayacağını ve bu hesabın mutlaka bize sorulacağını dile getiriyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in şefaati ile kendisini kurtulmuş sayanlara cevap veriyor.
Basîret; sezgi, uzağı görüş, hakikati kalbiyle hissedip anlama demek. Peki Kur’ân’ın basîreti ile hayatımıza nasıl bakabiliriz? “Kur’ân’ın basîret olmasını” Altınoluk Dergisi yazarı Cafer Durmuş’un kaleminden okuyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl farklı bir temayla kutlanan Camiler Haftası, bu yıl Cami ve Gençlik başlığı altında bir dizi etkinlikle kutlanmaya devam ediyor.