Kişiyi sözün maskarası yapan sebepler nelerdir? Küçük duruma düşmemek için toplum içinde nasıl konuşmalı ve nasıl bir uslüp takınmalıyız? Mesnevi'den kıssadan hisseler ile Mevlana Hazretleri cevaplıyor...
Cenâb-ı Hak, kullarının yürüyüşünden konuşmasına kadar her hâline incelik ve nezâketin hâkim olmasını arzu buyurmaktadır. Bunun içindir ki kaba ve yüksek bir sesle konuşmayı, bağırıp çağırmayı çirkin bir şeye benzeterek Müslümanları bundan sakındırmıştır.
Dinimiz doğru ve güzel konuşmamızı emretmiş, düşmanlarımızla görüşürken bile “nezâketi” kaybetmememizi öğretmiştir. Çünkü dilin güzel kullanılması sayesinde, azılı düşman olan kimselerin bize yaklaşması, bize yakın olan kimseler ile de aramızda samimiyetin artması mümkündür. Rabbimiz, “kelîmullah” olan peygamberi Hazret-i Mûsa’yı, ilâhlık iddia eden Firavun’a gönderirken onun “yumuşak bir dille” Allâh’ın yoluna çağrılmasını emretmiştir.
Müslümana yakışan ahlak hangisidir? Müslüman konuşurken nasıl konuşmalı, nasıl davranmalıdır? Kul hakkına riayetin, kalp kırmamaya dikkat etmenin önemi ve fazileti nedir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi hakkıyla iman etmiş bir müslümanın nasıl olması gerektiğini anlatıyor?
Konuşurken nelere dikkat etmeliyiz? Müslümanın konuşma adâbı nasıl olmalı?Peygamber Efendimiz (s.a.v) sahabiye karşı nasıl konuşurdu?
Söz mukaddestir. Biizler bir çift sözle müslümanlığımızı te’yid ettik, safımız belli oldu. Öyleyse ağzımızdan çıkan her söz, akıbetimizi belirleyen bir âmildir.
Kur’ân-ı Kerîm, şirk ve küfür ehlinin hakîkat dışı ifâdelerinin, vebâli çok büyük söz, boş söz ve tenâkuz dolu söz olduğunu bildirir. Başta şirk, nifak ve küfür gibi Allâh’a karşı irtikâb edilenler olmak üzere her türlü yalan sözü de şiddetle yasaklar. Bu cümleden olarak yalancı şâhitlik yapanlara Kur’ân’ın tehdîdi gerçekten pek büyüktür.