Günümüzde aile değerleri zayıf, gelenek ve göreneklerinden habersiz, dini yaşantıları zayıflamış nesiller gerçeğiyle karşıkarşıya bulunmaktayız. Her geçen gün bu şekilde gücünü tüketen bir toplumun güven içinde olması beklenemez. Her gün haberlere yeni bir yolsuzluk, sahtekârlık konusu gelmekte ve bu durum insanların birbirilerine olan güvenini derinden etkilemektedir.
Ağır bir hücum karşısındayız. Sadece şehirlerimizi, düğünlerimizi, karakollarımızı ve caddelerimizi bombalamıyorlar; bizi biz yapan inanç esaslarımıza ve fikir dünyamızın temellerine de büyük bir taarruz var. Hattâ kelimelerimize, mefhumlarımıza ve onların zihinlerimizdeki karşılıklarına büyük bir saldırı var.
Sözde ve işte doğru olmak, peygamberlerin ortak daveti ve müşterek özellikleridir. Her peygamber ümmetinden doğru olmalarını istemiştir. Bizzat Hz. Peygamber de peygamber olmadan önce bile Araplar arasında “emin (güvenilir, doğru) kişi” olarak bilinirdi.