Bizi ebedî hayatta felâha erdirecek bir hesaba hazırlık için, gün, bugündür. Âhiret azığımızın tedâriki demek olan amel-i sâlihler için, dem, bu demdir. Her hâlimiz ilâhî kameralar tarafından kaydedilmekte ve kıyâmet günü bize verilecek olan dosyamıza kirâmen kâtibîn melekleri tarafından, hiçbir eksik bırakılmadan yazılmaktadır.
Oruç ayı olan Ramazan-ı Şerîf, feyizli bir hayatın yaşandığı mübârek bir mükâfât ayıdır. Nâil olduğumuz sayısız nîmetlerin kadrini hatırlatan bu ayda, fânî lezzetlerden vazgeçip bâkî lezzetlere nâil olmanın sırrına, Hakk Teâlâ’nın emir buyurduğu oruç nîmeti ile kavuşulur.
Oruç, zekât ve infak gibi ibadetlere devam eden bir toplumda sosyolojik buhranlar olmaz. O toplumda dâimâ huzur, emniyet, nezâket, zarafet, incelik ve hassasiyet vardır.
Peygamber Efendimiz gerçek orucu tarif ediyor.