Toprak üstünde fânî, izâfî, nefsânî saltanat ve câzibelerin aldatmacalarına kananların ve bu sûretle rûhânî vasfını zaafa uğratanların, toprak altında hüsran ve horluğa dûçâr olacakları muhakkaktır.
Dr. Ahmed H. Yıldırım, ahir zaman fitnelerini anlatıyor.
Yavuz Sultan Selîm Han, tahta geçer geçmez, sür’atle icraata başladı. O sıralarda Azerbaycan, Irak ve İran’ı eline geçirmiş olan Şah İsmâil, Anadolu’yu tehdid eder bir duruma gelmişti. Şiîliği vesîle ittihâz ederek devamlı fitne çıkarıyor, müslümanların birlik ve beraberliğini sarsıyordu!..
Özellikle anne, baba, kardeşler, eş ve çocuklar ile küs olarak, kırgın olarak gelen var mı?” Ben bu sorunun cevabını vermezler diye düşünürken beni mahcup edip açık yüreklilikle cevapladılar. Hattâ anlatmak isteyip gözyaşı dökenler çoğunlukta idi.
Zor dönemlerden geçiyoruz. Asırlar öncesinden anlatılan, şerlerinden emin olmak için duâlar yapılan, sağlam kulplara sarılıp evlerimize çekilmemiz tavsiye edilen “şedîd” zamanlardayız…
Bir müslüman fitne zamanında nasıl hareket etmeli? Fitneden nasıl uzak durulur? Peygamber Efendimiz fitneyle ilgili neler buyurdu? İşte fitneyle ilgili bilmemiz gerekenler...
Büyük fitne günlerindeyiz. Elimizi, dilimizi Müslüman kanına bulamamaya, fitne ve kargaşaya ortak olmamaya çalışmamız lazım!.. İslam’ın fitne dönemlerini ve Peygamberimiz’in ve ashabının fitne imtihanı ile nasıl başa çıktığını bu makalede okuyabilirsiniz.
Dr. Murat Kaya Erkam Radyo'da yayınlanan Efendimizden Hayat Ölçüleri programında, Müslim'de geçen Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in bir gün sahâbe-i kirâm efendilermi toplayarak Temim ed-Dârî -radıyallâhu anh-'ın başından geçen hâdiseyi anlattığı hadis-i şerifi okuyor.
Yüzakı Dergisi Kasım [2014] sayısında, Doğu - Batı sentezi yaparak, İslam’ın güzelliklerine dikkat çekiyor. "Batı, zehirli bir kaktüs gibi istîlâ etti dünyayı. Anlayışıyla, modasıyla, kültürüyle, düşüncesiyle... Batı, kaktüs dikenleri gibi battı. Ona sarılan saplandı kaldı. En karanlık ve koyu bataklıklara battı. Kuru bir batı tenkidi değil, her şeyi batıya yükleyip rahatlamak değil. Fakat batı, dünyada tek bir medeniyet olarak kendini gösteriyor ve silâhıyla, baskısıyla, gücüyle, internetiyle, medyasıyla, sosyal medyasıyla, ajanları ve ajanslarıyla bunu gerçekleştirmek için uğraşıyorsa, o zaman neticelerin faturası elbette ona kesilecek." ifadeleri kullanılıyor.
Altınoluk Dergisi bu ay dosya konusu olarak “Büyük Fitne-Tekfir ve Sapkınlığı”nı işliyor. Dosya konusunu irdeleyen birçok yazının yanı sıra Doç Dr. Necati Subaşı ile Diyanet’in “Dindarlık Araştırması” üzerine bir röportaja da yer verilen dergide, İslam ve tasavvuf ölçüsünde Müslümanların bugünkü meselelerine dair birçok yazı bulunuyor.