Acılar kasıp kavuruyor ümmet coğrafyasını, bu doğru. Bazen Bosna’da yanıyoruz, bazen Arakan’da... Doğu Türkistan’da, Filistin’de hep yanıyoruz, Çeçenistan’da hep... Kudüs bitmeyen yürek sızımız. Ama ümit hep var.
İngilizlerin bundan tam 100 yıl önce bu hafta işgal ettiği Kudüs, bugünlerde en zor zamanlarından birini yaşıyor. Kudüs'te 9 Aralık 1917'den beri devam eden işgal, ABD Başkanı Donald Trump'ın burayı "İsrail'in başkenti" olarak tanıma planıyla yeni bir boyut kazandı.
Trump'ın Kudüs kararının ilanından sonra Batı Şeria ile İsrail ablukası altındaki Gazze'nin bazı bölgelerinde düzenlenen protesto gösterilerinde on binlerce Filistinli meydanlara döküldü.
Trump’ın Doğu Kudüs’ü de içine alacak şekilde İsrail’in başkenti olarak kabul ve ilanının 1917 işgalinden tam yüz yıl sonra yapılması bir sembolizm içeriyor mu?
Filistin'de tarihi bir camide yapılan tadilat sırasında, Sultan 2. Abdülhamid Han döneminde kurulan Osmanlı Matbaasında 130 yıl önce basılan Kur'an-ı Kerimler bulundu.
İsrail parlamentosuna bağlı Mevzuat Komitesi, binlerce Filistinlinin yaşadığı iki mahallenin Kudüs'ten ayrılması ve böylece bu kentteki Filistinli sayısının azaltılmasını öngören kanun teklifini onayladı.
Filistin toprakları üzerinde İsrail devletinin kurulmasına zemin hazırlayan "Balfour Deklarasyonu"nun üzerinden 100 yıl geçti. İsrail devleti, Filistinlilerin yaşadığı bölgelere hâlâ "halksız vatan" muamelesi yapıyor.
İsrail polisinin eşlik ettiği yüzlerce Yahudi yerleşimcinin Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdiği bildirildi.
Alanında uzman akademisyenler tarafından Kudüs'ün dünü, bugünü ve yarının ele alınacağı "Uluslararası Kudüs Sempozyumu" 23-24 Eylül 2017 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenleniyor.
Bizler, bugün âdeta bir yangın yeri olan Filistin, Sûriye, Arakan ve Afrika başta olmak üzere, zulüm altındaki bütün Müslüman kardeşlerimiz için bu kalbî hassâsiyeti ne kadar gösterebildiğimize dâir, nefislerimizi derin derin muhâsebe etmek mecburiyetindeyiz. Zira bu husus, hepimiz için son derece mühim bir din kardeşliği mes’ûliyeti ve âhiret vebâlidir.