Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, yüksek sadâkat, teslîmiyet, aşk ve muhabbetiyle Allah Rasûlü’nde fânî olmuştu. O’nunla kalbî râbıtayı en üst seviyede yaşamıştı. Son nefesine kadar ilâhî aşk yangını içinde benliğinden geçmiş, yalnızca Allah Rasûlü’nün varlığında hayat bulmuştu.
Yaşadığımız fânî hayat dershânesindeki en mühim tahsil, O Güller Şâhı’nı tanıyabilmek, O Gül’ün mübârek kokusundan ve rûhânî dokusundan nasîb alabilmek ve O Gül’ün yaprağında bir şebnem tânesi olabilmektir... Bu yolda gereken en temel malzeme ise O’na olan muhabbettir.