Osmanlı pâdişahlarının birinciden sonuncuya kadar hemen hepsi, âlim, şâir, sanatkâr ve mutasavvıf idiler. Hemen her pâdişah, devrin en mûteber meşâyıhından birine intisâb eder ve onun irşâdıyla yürürdü. Zâhirdeki ihtişam ve muzafferiyetlerin arkasında böyle bir mânevî dünya ve destek, dâimâ mevcut olagelmiştir. İşte bunlardan biri olan Sultan 2. Murad Han'ın Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri ile görüşmesi...
Sultan 2. Murad Hân’ın tahtı oğluna bırakması, tarihin en mühim hâdiselerindendir. Bu ferâgatin en büyük hikmeti, Sultân’ın derviş meşrep bir tabîate sahip bulunması yanında, İstanbul’un fethini sağlığında görmeyi murâd etmesi idi
Süleyman Çelebi, 1. Murad devrinde yetişmiş, Yıldırım Bâyezîd zamanında Emîr Sultan Hazretleri’ne intisâb etmiş, Yıldırım Bâyezîd’in saray imamlığını yapmış ve onun vefatından sonra ömrünün sonuna kadar da Ulu Câmi imamlığı vazifesini yürütmüştür.
Fâtih Sultan Mehmet'in 29 Mayıs 1453 yılında İstanbul'u fethetmesinden sonra Galata Frenklerine verdiği âhidname.
Haliç Kongre Merkezi'nde açılan Kadastro Sergisi, çok sayıda padişah vakfiyesi ve tapuları göz önüne seriyor. Sergide en dikkat çeken belge ise 65 metrelik Ayasofya Vakfiyesi.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bugünkü yazısında İslam'ın bir fedâkârlık dini olduğunu belirterek tarih sahnesinde kazanılan zaferlerin Allah için yapılan fedâkârlıklar neticesi ile olduğuna işaret ediyor. Zira Çanakkale savaşı bunun en muhteşem örneğidir.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, insanlığın ebedî kurtuluşu için büyük fedakârlıklar sergiledi. En ağır çilelere katlandı. Buna rağmen hiçbir zaman hâlinden şikâyet etmedi, yüzünü ekşitmedi. Açlığına aldırış etmeden, karnına taş bağlayarak Ashâb-ı Suffeʼye Kurʼânʼı tâlim etti.
İslâm’ın güzel bir sûrette anlaşılıp tatbik edildiği Osmanlı cemiyetinde, insanların olgunluğunu ve birbirlerine hayal ötesi bir merhamet ve tesânüd (dayanışma) hissiyle nasıl kenetlendiklerini anlayabilmek için, vakfiyelerin muhtevâlarına gözatmak bile kâfîdir. Fatih Sultan Mehmed'in vakfiyesi, bu inceliğin güzel bir örneğidir.