“Allah tektir, teki sever” ne demektir?
Îman; Allâh’a samimî bir muhabbetle bağlılıktır.
Mânevî terbiyenin gâyesi, kişiye dâimâ ilâhî kameralar altında olduğu şuurunu kazandırmaktır. Bu sâyede nezâket, zarâfet, edep ve hayâ gibi yüksek hasletleri, onun tabiat-ı asliyesi kılabilmektir.
En büyük edep, Cenâb-ı Hakk’ın zâtına karşı tâzîm göstermektir. Bunun da en güzel tezâhürü, ibâdetlerde kendini gösterir.
Allah’ın ilk yarattığı şey nedir? “Ebu’l-ervah” kimdir, ne anlama gelir?
Ruhun nefh edilmesi (üflenmesi) nasıl olmuştur?
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Yanında anıldığım kişi bana tam bir salât ü selâm getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim. Allâh’ım! Benimle alâkasını devam ettirenle Sen de alâkanı devam ettir. Benimle alâkasını kesenle Sen de alâkanı kes.” (Deylemî, el-Firdevs, III, 634)
İnsanın yüzü-gözü, üstü-başı bir nevî vitrinidir. Bütün varlıkların bilinen lisanları dışında bir de hâl lisânı vardır. Yani insan, ağzıyla konuşmasa bile duruşuyla da bir beyan hâlindedir.
Bütün Sahâbe-i Kirâm, Allâh ve Resûlü’nün emirlerine itaat husûsunda son derece hassas davranırlardı.
Kâmil mü’minler; sabırlı, mütebessim ve insanların dertlerini omuzlamaya tahammüllü kimselerdir.