Son nefes hususunda peygamberler hâricinde hiç kimse teminat altında değildir.
Nuh tufanı ne zaman koptu? Nuh tufanı neden oldu? İşte Nuh kavmini helak eden tufan...
İnsanoğlu için kaçınılmaz olan ölüm, herkesin karşısına nasıl yaşadıysa öyle çıkar.
İnsan hangi tarafa meyilli ise âkıbeti de o yönde olur.
Nûh -aleyhisselâm- ve mü’minlerin inşâ ettiği gemi zor şartlara dayanıklı sert ağaçtan yapılmıştı. Üç katlı olduğuna, iki veya dört senede tamamlandığına ve içinde ateş yakılarak buharla çalıştığına dâir rivâyetler vardır.
Nûh -aleyhisselâm-’a, dâvetine başladığı ilk yıllarda îmân edenlerden başka inanan olmadı. Bunun yanında kavminin O’na ve mü’minlere yaptıkları eziyetler de had safhaya ulaştı. Hattâ câhilâne bir cesâretle azâb-ı ilâhîyi isteyecek kadar azgınlaştılar: قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتنِاَ بِمَا تَعِدُنَا إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ “Dediler ki: «Ey Nûh! Bizimle mücâdele ettin ve bize karşı mücâdelede çok ileri gittin. Eğer doğrulardan isen, kendisiyle tehdîd ettiğin (azâbı) bize getir!»” (Hûd, 32)
Târih boyunca bâzı toplumların, peygamberlerin getirdiği tevhîd akîdesini kabûl etmeyip hidâyetten mahrûm kalmalarının başlıca sebepleri şunlardır...
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin kaleme almış olduğu eserler Arapça olarak seslendirilerek yayınlanmaya başladı.
Yapılan işleri Allah katında değerli kılacak olan, ihlâs ve samîmiyetimiz, yani o işleri sadece Allah rızâsını kazanmak niyetiyle yapmış olmamızdır.
Nûh -aleyhisselâm-, elli yaşındayken Cebrâîl -aleyhisselâm- geldi, Peygamberliğini bildirdi ve: “Dermesil ve kavmine git; onlara tevhîd inancını teblîğ et!” dedi.