Osmanlı'da eğitime yeni başlayan çocuklar için Amin Alayları düzenlenirdi. Osmanlı kültürünün zenginliklerinden biri olan Amin Alayları, mektebe yeni başlayan çocukların okul korkusunu giderme, çocuklara okuma isteğini aşılama ve çocukları arkadaşlarıyla kaynaştırma gibi önemli pedagojik faydaları vardı.
Hamiyetperver varlıklı insanlar, hususiyle kabiliyetli yavruların iyi bir eğitim almasında yardımcı olmayı bir vazife bilmelidirler. Eğitimciler de “Hayır” demeyi bir meslek hâline getirmemeli, “problemin çözümüne nasıl yardımcı olarabilirim?” yaklaşımı sergileyebilmelidirler.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sokakta risk altında bulunan ve dilendirilen çocuklara yönelik çalışmaları sonucu geçen yıl 2 bin 524 çocuk sokaktan alınarak eğitime kazandırıldı.
Mazeret üreterek iş ya da hizmetten geri kalmak mesûliyet getirir. Ancak mazerete sığınmadan mevcut durumda ortaya çıkan zaruretler sebebiyle, iş ya da hizmetten geri kalmak, kişiyi mazur kılar ve mesûliyetten kurtarır. Hatta niyet samimi ise ve şartlar sonuna kadar zorlanmış ise yapmış gibi ecre nail olunur.
İlim, hizmet ve dâvâ adamına yaraşan, müstağni durana değil gönül verip koşup gelene nimet gözüyle bakmak ve onunla yol yürümektir. Refikinin yaşı, istidadı, sosyal statüsü değil yüreği hesaba katılmalıdır.
İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul’da yaşayan Suriyeliler ile ilgili sorun olmadığını belirterek, "Dilencilerin çoğunun aslında kendi vatandaşımız olduğunu sonradan gördük" dedi
İrâde güçlü olursa, hiçbir engel mâzeret teşkil edemez. Âdetâ bütün sebepler, irâde sahibinin emrine girer. Yol açılır ve hedefe bir şekilde erişilir. Böyle bir yolculuktan geçen kaynak bir eserin yazılış hikayesi...
İlim tahsili ciddiyet ister. Çünkü azim, ciddiyet, sabır ve sebat, başarının olmazsa olmaz şartlarıdır.
İlim, Âdem aleyhisselâmın meleklere üstünlüğünün kendisiyle ispat edildiği yüce bir nimettir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ilmi, en yüce rütbe olarak vasıflandırmıştır. İlimde önde olan öncü ve güçlü olur. Bu kaide, hem fertler arasında ve hem de toplumlar arasında ayniyle carî bir sünnetullahtır.
Sabır gerektiren büyük imtihanlara sadece müslümanlar değil, önceki ümmetlerden bazı mü’minler de tâbi tutuldu. Onların inançları uğrunda katlandıkları işkenceleri hatırlatarak, müslümanların, karşılaştıkları sıkıntılara sabretmelerini, dinlerine olan bağlılık ve güvenlerini yitirmemeleri bu kıssada anlatılmaktadır.