ebu hanife hazretleri

Ebû Hanîfe Hazretleri'nin Muhteşem Ticaret Ahlakı | Yapay Zeka İle Animasyon - Kıssa 2

İmam Ebû Hanîfe Hazretleri nasıl bir ticaret ahlâkına sahipti? Ebû Hanîfe Hazretleri başına gelen hadisede nasıl bir tutum sergiliyor? Bu ve benzeri içerikler, yapay zekâ uygulamalarıyla çalışan ekibimiz tarafından; özenle hazırlanmış animasyonlar, kıymetli hikâyeler ve ibretli kıssalar temel alınarak sizler için oluşturulmuştur.

İmâm-ı Âzam'dan Nasihatler

İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Hazretleri, sükûtunun uzunluğu ve derinliğiyle meşhurdu. Bu bakımdan yaptığı tavsiyeler, onun bu hâlinin yani uzun sükût ve derin tefekkürün bir yansımasıydı.

Helal Kazanç Hususunda Ebu Hanife Gibi Ol!

Bir Müslüman, İslamiyet'i söz ile temsil ettiği gibi hâl dili ile de temsil etmeli. Müslümanlığı hâl ile yaşamalı. Şüphesiz ki bunun önemli alâmetlerinden birisi de helâl kazanç. İşte Ebû Hanife Hazretleri'nin hikâyesi, Müslüman'ın, hayatında helâl kazanca ne kadar önem vermesi gerektiğini anlatan bir ibret tablosu...

Ebû Hanife'yi İrşad Eden Alim

İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Hazretleri’nin Muhammed Bâkır (r.a.) ile münâsebeti olduğu gibi, onun oğlu Câfer-i Sâdık (r.a.) ile de ilmî temasları vardı. Her ne kadar ikisi aynı yaşta ise de, âlimler Câfer-i Sâdık Hazretleri’ni İmâm Ebû Hanîfe’nin üstadlarından saymışlardır.

Felaha Kavuşturan İslam Şahsiyeti

En kıymetli dünya nimeti...

'kardeş Katli'nde Bilinmesi Gereken Üç Şey

Bütün kâideler, hattâ şer’î hususlar bile onları tatbik eden kimselerin kalbî âlem, olgunluk ve istikâmetlerine göre netice verir. Zira kânunlar, keskin bir bıçak veya silâh gibidir. Hak ve adâleti tevzîde de kullanılırlar, nefsin galebesiyle binbir zulme de âlet edilebilirler. Yani bıçak veya silâh, onları elinde tutanın durumuna göre hayra veya şerre kullanılabilir.

Fenâ Fi'r-resûl Ne Demek?

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in muhabbet deryasına gark olmak, O’nda yok olmak... Bu hâlin alâmeti, Kur’ân ve sünnet modelini hayatın her  safhasına aksettirebilmek... Bu o kadar mühimdir ki, fenâ-fi’r-rasûl mertebesine vâsıl olamayanlar, hiçbir zaman fenâ-fillâh mertebesine ulaşamazlar.