dünya düzeni

'Yeni Dünya Düzeni'ne Karşı Müslüman Ne Yapmalı?

"Yeni dünya düzeni"nde Allâh’a, âhiret gününe, Allah rızası için dostluk, kardeşlik, fedâkârlık ve infâka yer yok!. Bu yeni dünya düzeni, her ferdin, mutlu olmak ve var olmak için daha çok “çalıştığı”, daha çok “göründüğü” bir düzen… Ama görünen, sadece insanın dış görünüşü… Onu canlı, mutlu ve diri kılan mâneviyat yok olmuş. Âdeta ruhu çekilmiş bir ceset gibiyiz, bu kentin sokaklarında boy gösteren…

'gözün Zekatı' Kainatı Tefekkür Etmektir

Göz… Her an binlerce işlemin gerçekleştiği, insan vücudunun ücreleri  yenilenemeyen tek bölgesi... Bu yüzden; neye nasıl baktığına çok dikkat etmeli insan. Gözün zekatı, kainattaki hikmet ve sanatları tefekkürdür. Cenab-ı Hak ne güzel  buyuruyor; O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak!  Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun? Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.(67/3-4)

Hak Sahibine Hakkını Nasıl Verebiliriz?

Peygamber Efendimiz'in kızı Fâtıma -radıyallâhu anhâ- Vâlidemizi örnek göstererek “adâleti her ne pahasına olursa olsun yerine getireceğini söylemesi”, insanlık için çok büyük bir derstir. Zira insanlar, hak ve adalet taraftarlıklarını hiçbir etkileri ve yetkileri olmadığı zamanlarda rahatlıkla dile getirirler. Ancak mevkî ve makam sahibi olup da aynı anlayışı devam ettirmek; hatta tanıdığı, akrabası aleyhine olsa da adaletten taviz vermemek çetin bir meseledir. Aynı şekilde herhangi bir menfaat umudu veya can korkusu yahut binbir türlü endişeyle adâletten vazgeçmek ve kul hakkı yemek de büyük bir vebaldir.