Bugün Mescid-i Aksa’da okunan cuma hutbesinde, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail’in desteklediği ABD'nin Filistin-İsrail barış süreci için hazırladığı "Yüzyılın anlaşması" planının bir komplo olduğu vurgulandı.
Doğu Kudüs’ü 1967’de işgal eden İsrail, yarım asırdır Kudüs'ü Yahudileştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. İsrail, 1980’de Kudüs’ü “İsrail’in birleşik başkenti” ilan etti. Trump’ın Aralık 2017’deki kararıyla ABD bunu tanıyan ilk ülke oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ise “Doğu Kudüs, Filistin’in başkentidir” açıklamasında bulunarak tüm dünyaya burayı Filistin devletinin başkenti olarak tanıma çağrısında bulundu.
Beytullah Demircioğlu Altınoluk Dergisi'nde "Dünya Gündemi" köşesinde geçen ayın öne çıkan hadiselerini analiz ediyor.
Küresel gündem inanılmaz gerilim yüklü. Ortadoğu’da Suudi Arabistan-İran arasındaki büyük kapışmanın kaçınılmaz olduğu ancak bunun nasıl ve kim tarafından başlatılacağı sorgulanıyor şimdilerde. Krallığı öncesi içerisini oldukça sert bir biçimde tahkim etmekle meşgul Suudi Arabistan veliaht prensi tek başına mı yoksa İsrail ile birlikte mi vuracak Hizbullah’ı ve İran’ı?
Ortadoğu’da gerilim potansiyeli en yüksek kriz merkezlerinden biri, işgal altındaki topraklar. ABD’nin yeni başkanı Trump’ın vaatlerinden cesaret bulan Netanyahu hükümeti işgal altındaki topraklarda sürdürdüğü gaspı bir adım öteye taşıyacak gibi duruyor.
Trump döneminde ABD’nin dış politikasında neler yaşanabilir sorusu en çok sorgulanan konuların başında geliyor. Mesela, kendi ekibinden kimi isimlerle ters düşme pahasına bile olsa Rusya ile uzlaşıyı mı tercih edecek? Öngörüldüğü gibi Çin ile ilişkileri germeye devam edecek mi?
ABD Başkanı Donald Trump'ın söylemleri ışığında İsrail-Filistin ilişkilerinin geleceğini değerlendiren uzmanlar, Trump'ın öteden beri bilinen "İsrail yanlısı" tutumunun Filistinlileri zor bir dönemin beklediği söylüyorlar.
Türkiye ve İslam dünyası açısından bir başka endişe kaynağı Donald Trump’ın ekibi. Mesela Trump’ın sağ kolu Mike Pence “evanjelist kilise” mensubu ve koyu muhafazakâr görüşleriyle biliniyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın bazı Müslüman ülke vatandaşlarının ABD'ye alınmaması yönündeki kararnameyi imzalamasının ardından tartışma yaratacak bir olay yaşandı. ABD vatandaşı olan İran kökenli 5 yaşındaki bir çocuk havalimanında 5 saat boyunca elleri kelepçeli bir halde tutuldu. Trump'ın sözcüsü skandal olayı savundu ve "Yaş ve cinsiyetinden dolayı birinin ABD'ye tehdit oluşturmayacağını varsaymak yanıltıcı ve yanlış" dedi.
2016’yı geride bıraktık. Hem iç hem dış politikada yaşananlar şöyle bir hatırlandığında gerçekten her anlamda çok zor bir yılı geride bıraktığımıza herkes hak verecektir.