Bu fani hayatta ne yaşarsa insan, kalbinde onun bir yansıması duyulur ve gönlünde neyin sevgisi varsa hayatı onunla anlam bulur. Kalp feraha ermezse eğer, bütün dünya nimetleri serilse önüne, gözünde bir hiç olur. İşte bu yüzden dünya serüveni bir anlamda kalbin serüvenidir.
Geleneksel dinlerin ensesinde ‘yeni nesil’ dinler var artık: piyasa dini, serbest pazar dini, sanal din, tekno-din vb. Bunların kitapları, peygamberleri, inanç esasları, ritüelleri, ibadet mekânları gibi bir din için olmazsa olmaz kabilinden unsurları yok! Din kisvesine sarıp sarmalanmış bir dizi nevzuhur icat veya yeni durum da diyebilirsiniz bunlara.
Hikmet sahibi insanlar her şeyin yerini ve önemini kavramışlardır. Önemsiz şeyleri abartma, önemli şeyleri ihmal etme hatası işlemezler. En önemli şeyleri en önemsiz şeyler için feda edecek ahmaklıklar yapmazlar. Aynı şekilde kendi yer ve değerlerini de bilir, ne şımarır ve azar ne de kendilerini ziyan edecek şekilde hayatlarını boşa harcarlar. Kendisine hikmet verilen kişiler sahip oldukları her şeyi (ömür, ilim, mal, sağlık vs.) de bir denge içinde yerli yerinde kullanırlar.
Hz. Peygamber Medine’ye teşrif edince ilk eylem olarak Mescid-i Nebevi’yi inşa etmiştir. Burası bundan böyle şehrin fiziksel yapısının ve şehirde yaşanan hayat tarzının merkezi hâline gelmiştir. Medine’de kenar semtler şehir ile bütünleştirilerek Mescid-i Nebevi’ye herkesin kolay ve güvenilir bir biçimde erişmesi saplanmıştır. Bu mescitte ibadet, eğitim öğretim, adalet, idare ve diğer toplumsal işlevler yerine getirildiği gibi Beytü’l-Mal için de bir oda tahsis edilmiştir. Zamanla Medine şehri büyüyüp genişledikçe ihtiyaç duyulan yerlere yeni mescitler de inşa edilmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2007 yılından bu yana her yıl çocuklar için özel olarak hazırlanan Diyanet Çocuk Takvimi, sunduğu içerikle çocukların ahlaki ve sosyal gelişimini destekliyor.