Filistin lideri Mahmud Abbas’ın “Yüzyılın tokadı” diye nitelediği, neredeyse Filistin’in tamamen işgalini öngören “Asrın Anlaşması”nın detaylarında neler gizli peki? Bu konuda önemli ipuçları veriliyor Ortadoğu medyasında. İşte detaylar, analizler...
Doğu Kudüs’ü 1967’de işgal eden İsrail, yarım asırdır Kudüs'ü Yahudileştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. İsrail, 1980’de Kudüs’ü “İsrail’in birleşik başkenti” ilan etti. Trump’ın Aralık 2017’deki kararıyla ABD bunu tanıyan ilk ülke oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ise “Doğu Kudüs, Filistin’in başkentidir” açıklamasında bulunarak tüm dünyaya burayı Filistin devletinin başkenti olarak tanıma çağrısında bulundu.
Suriye’deki gelişmeleri yakın zamana kadar dışardan izlemekle yetinen İsrail’in, son dönemde Suriye’ye yönelik askeri müdahalelerinin bir hayli artmış olduğunun altını çizmeliyiz.. Son birkaç ay içerisinde İsrail, Suriye’de, rejim ve İran’a ait askeri hedeflere hava operasyonları düzenledi. Bu saldırılarda birçok rejim ve İran askeri öldü. İsrailli yetkililer bu operasyonları ilk kez üstlendiler ve arkasının geleceğini, bizzat İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu söyledi.
Amerika’nın Suriye’de terör örgütü PKK/PYD ile kurduğu bu ilişki her geçen gün derinleşirken buna paralel olarak Türkiye-ABD ilişkileri de kopma noktasına doğru hızla yol almıştır.
Afrin harekatı, hiç yapılmaması yapılmasından daha vahim sonuçlar doğuracak bir “açık kalp ameliyatı”na benzetilebilir. Elbette, tıbbi müdahalelerde olduğu gibi, tüm komplikasyon ve enfeksiyon risklerinin minimize edilmesi ve ameliyat sonrası dönemin dikkatle planlanması, en az ameliyatı yapan cerrahi ekibin başarısı kadar önem taşıyacaktır.
Beytullah Demircioğlu Altınoluk Dergisi'nde "Dünya Gündemi" köşesinde geçen ayın öne çıkan hadiselerini analiz ediyor.
Dış politikada Türkiye eksenli gelişmeler açısından en dikkat çeken konu ise Türkiye ile Batı dünyası arasında yaşanan gerilimli süreç oldu. Özellikle de ABD ile…
Suudi Arabistan eksenli Riyad ile Tahran arasındaki gerilimin nereye varacağı meselesi gündemini koruyor. İslam dünyasının özellikle de Ortadoğu coğrafyasının bugün içinde bulunduğu içler acısı durumun en önemli müsebbiplerinden bir olarak gösterilir Suudi Arabistan-İran rekabeti.
Küresel gündem inanılmaz gerilim yüklü. Ortadoğu’da Suudi Arabistan-İran arasındaki büyük kapışmanın kaçınılmaz olduğu ancak bunun nasıl ve kim tarafından başlatılacağı sorgulanıyor şimdilerde. Krallığı öncesi içerisini oldukça sert bir biçimde tahkim etmekle meşgul Suudi Arabistan veliaht prensi tek başına mı yoksa İsrail ile birlikte mi vuracak Hizbullah’ı ve İran’ı?
Altınoluk Dergisi Dünya Gündemi köşesi yazarı Beytullah Demircioğlu geçtiğimiz ayda meydana gelen hadiseler ışığında Ortadoğu'da değişen dengeleri analiz ediyor.