Bâyezîd Hazretleri’nin hârikulâde hâlleri, daha doğmadan başlamıştı. Annesi ne zaman ağzına şüpheli bir lokma alacak olsa bebek tepinmeye başlar, lokmayı ağzından çıkarıncaya kadar bu hareketi devam ederdi.
İnsanlara sohbet ederek onlara hakkı ve hayrı telkin edecek bir mü’minde şefkat ve merhamet duygularının çok güçlü olması lâzımdır. Merhamet, sohbet eden kişinin kalbinde hiç sönmeyen bir ateş gibi dâimâ varlığını ve sıcaklığını korumalıdır.
Mânevî terbiyenin en mühim gâyelerinden biri “el kârda gönül Yâr'da” düstûrunu kazandırmaktır. Bu düstur sadece ibadetler esnâsında değil, dünya ile meşgûliyette bile gönlü Hakkʼa verebilmek ve hayatın hiçbir safhasında Oʼndan gâfil kalmamaktır. Böylece dâimî bir zikir hâline kavuşabilmektir.
Hak dostları, ilâhî ve nebevî terbiye neticesinde “Nefsî, nefsî!” hodgâmlığından kurtulmuş, “Ümmetî, ümmetî!” diğergâmlığına ermişlerdir. Başkalarının ıztırâbıyla muzdarip olan, onların huzuruyla da huzur bulan, rakik ve hassas bir gönül kıvâmına ulaşmışlardır. Kendi kurtuluşlarının, başkalarının da kurtuluşuna gayret etmekten geçtiğini idrâk etmişlerdir.
'Çilehâne İkindi Sohbetleri'nde Prof. Dr. Süleyman Derin, Bâyezîd-i Bistami Hazretlerini anlatacak.
Diğergâmlık, insanların sadece maddî ihtiyaçlarıyla değil bütün sıkıntılarıyla meşgul olmayı gerektirir.
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleriʼnin buyurduğu üzere ahmaklığa dûçâr olanların en bâriz vasıflarından biri “cehâlet”tir.
Kaygan bir zeminde yaşadığımız şu günlerde tetikte durup, teyakkuz halinde yaşamak için savunma silahlarını kuşanmak, temiz kalmaya çalışmak, kirlenmeme hassasiyeti taşımak gerekiyor. Altınoluk Dergisi Mayıs [2015-351.] sayısında "Kirlenmeme Hassasiyeti"ni kapağına taşıyor.
Altınoluk Dergisi yazarlarından Prof. Dr. Süleyman Derin Kur'ân ve sünnet çizgisinde maneviyatın yapı taşlarını anlatıyor.
Tasavvufi terbiyeyi Müslümanın gönül kıvamı için hayati önemde gören ve bu anlamda bir misyonu olan Altınoluk Dergisi bu ay dosya konusu olarak Kutlu Doğum mevsiminde gönüllerimizi yoklama çağrısı yapıyor: "Gönül Bağımız Kopmasın".