Allah’tan korkusuyla Kur’ân âyetlerinden başka bir söz konuşmayan bir kadının ibretlik hâli...
Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼi tanımak ve anlamak; Hakk’a kullukta en mühim basamaktır. O’nu anlamadan, O’nu tanımadan, O’nun izinden gitmeden ve O’nun gönül dokusundan hisse almadan; ne îmânımız tam bir îman olur, ne Kur’ân’ı tam olarak idrâk edebiliriz, ne de kulluğumuz tam bir kulluk olur…
Cenâb-ı Hak, insan nesline diğer mahlûkâttan çok farklı ikramlarda bulunmuştur. Zira O, kullarını çok sevmekte ve onlara çok merhamet etmektedir. Etrâfımızda her an temâşâ edip hayranlıkla seyrettiğimiz binbir türlü sanat hârikaları, ilâhî nakışlar ve kudret tecellîleri, âdeta birer muhabbet mektubu gibi bizlere ikrâm edilmektedir.
Rasûlullah’ın kalbine inen, gönlünde büyüyen, içini ferahlatan Kelâmullâhsın. Sen Hak’tan gelen hayat düstûru, en güzel rehber, Hakkı bâtıldan ayıran1 Furkansın.2
Mü’min; “…Sen onları sîmâlarından tanırsın…” (el-Bakara, 273) âyetinin sırrına ererek, muhtâcın istemesine bile lüzum kalmadan, onun sıkıntısını sîmâsından anlayabilecek bir firâsete ulaşmalıdır.
Kabe İmamı İmam Bandir Balila'dan gönüllere dokunan Kuran (Bakara suresi 196-203) tilaveti...
Câfer-i Sâdık Hazretleri buyurur: “Kimin rızkı daraldıysa, hemen istiğfârı çoğaltsın!”