Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Almanya'nın Köln kentindeki Diyanet İşleri Türk İslam Birliğinin (DİTİB) Genel Merkezi'nde düzenlenen "2. Avrupa Müslümanları Buluşması"nın açılışında konuştu.
Avrupa Parlamentosunda (AP) "İslamofobiyle mücadelede karşı söylem geliştirme" projesinin tanıtımı yapıldı. Proje üyeleri toplantı sonunda İslamofobiyle mücadeleye karşı söylem geliştirmek için "10 adım" tavsiyesinde bulundu. Buna göre, "İslam tehdidi" kavramıyla mücadele edilmesi ve net biçimde tanımlanması gerektiği birinci madde olarak gösterildi.
Fransa'da, aralarında eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, üç eski başbakan, Yahudi ve Hristiyan cemaati temsilcileriyle yazarların da bulunduğu 300 kişinin imzasıyla yayınlanan Kur'an-ı Kerim'den "şiddet ve Yahudi karşıtı fikirleri yaydığı gerekçesiyle bazı ayetlerin çıkarılması" yönündeki bildiri, sert eleştirilere neden oldu.
103 ülkeden 211 temsilcinin katıldığı “Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi”, Müslümanların temel hak ve özgürlüklerinin, sorunlarının ve işbirliği imkânlarının ele alındığı ilk zirve olması sebebiyle önem arz ediyor.
İslamofobi konusunda araştırmalar yapan akademisyenler, Avrupa'daki İslam karşıtlığının, "siyasi nedenlere bağlı olarak yükseldiği" değerlendirmesinde bulundu.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Avrupa'daki Diyanet görevlilerinin casusluk yaptığı şeklinde takdim edilmesinin üzüntü verici olduğunu söyleyerek Alman basın mensuplarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı'nda bir araya gelerek sorularını yanıtladı.
IŞİD’in yeni stratejisinin savaşı Batıya taşımak olduğu göz önüne alındığında Batı’daki Müslümanlar açısından da daha zor günlerin kapıda olduğunu söylemek mümkün.
17. yüzyılda İspanya’nın Latin Amerika’daki kolonileri için Afrika’dan getirdiği Müslümanlar aracılığıyla İslamiyet’le tanışan Latin Amerikalılar, bir yandan köle olarak çalıştırılırken; diğer taraftan Kur’ân’ı ve İslam’ı yaşamayı, yaşatmayı ihmal etmediler. Günümüzde 40’dan fazla ülkeden oluşan Latin Amerika’da yaşayan Müslümanların hiçbir İslami gelenek olmadan İslam’ı yaşamaya devam etmeleri onları diğer Müslümanlardan ayrılan en farklı özellikleri olarak öne çıkıyor.