Ortataçağlardan bu yana Astronomi bilimine ışık tutmuş Müslüman bilim adamları ve icatları...
Özellikle 20. ve 21.yüzyılda İslâm'ı kötülemek, imajını zedelemek için İslâm'ın bilimle ters düşen ve İslâm'ın bilimsel keşiflerin önünü kapayarak toplumun gelişmesine mâni olan bir yapıya sahip olduğunu söylemekteler. Oysa İslâm medeniyeti kucağında yetişen ve modern bilimin de temelini atan Müslüman bilim adamları ve İslâm'ın bilimsel keşiflere açık olan yapısı, bu düşünceyi çürütüyor. Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, bu konuyu bakın nasıl anlatıyor?
Yaz geldi. Sıcağı düşünün... Sonra denizlerin diplerinden, ormanlardaki yapraklara kadar, Güneş enerjisiyle yaşayan canlıları... Daha sonra Dünya'ya, Güneş'in uzaya yaydığı 4 milyon ton enerjinin sadece 2 milyarda birinin yansıdığını düşünün... Ve sonra şu ayeti okuyun: "Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır."(16:12)
Dünya yörüngesine yerleştirilmiş bir uzay üssü, başka bir tabirle üzerinde yaşanabilen yapay bir uydu olan Uluslararası Uzay İstasyonu, 2 Aralık tarihinde ülkemiz dâhil dünyadan çıplak gözle görülebilecek.
Gök bilimciler, Güneş Sistemi'nin dış kısmında, Plüton'un ötesinde 9'uncu gezegenin olduğuna işaret eden "güçlü bir kanıt" elde ettiklerini açıkladı.
"Nature" dergisinde yayımlanan araştırmada, "SDSS J0100+2802" adı verilen kuasarın, şimdiye kadar bilim adamları tarafından uzak evrende gözlemlenen en parlak gökada olduğu belirtildi. Bilim adamları, 12,8 milyar ışık yılı uzaklıkta "zamanın başlangıcından kalma" bir "kozmik canavar" bulduklarını açıkladı.
'Lovejoy' adı verilen yeşil kuyruklu yıldız, yeni yılın ilk günlerinde gökyüzünü yeşil rengiyle aydınlatacak.