Onu dinlediğiniz zaman ‘bazıları İslâm’la buluşabilmek için ne bedeller ödemiş’ demekten kendinizi alamıyorsunuz. Aynı zamanda İslam’ın onu nasıl bir insan haline getirdiğini görüyorsunuz.Her haliyle örnek bir Müslüman olan, Abdurahman İslâm ile hidayete erme hikayesini konuştuk.
Müslüman; her şeyin daima en iyisini, en doğrusunu ve en güzelini arayan hikmet âşığıdır. Müslüman, sürekli bir arayış içindedir; yaptığı, söylediği ve düşündüğü, o güne kadar ortaya konanların en mükemmeli olsa bile onunla yetinmez.
Aşk, çırpınışla başlar. Hayat okyanusunu aşıp vuslata erebilmek, hep bu aşk ve vecd çırpınışlarının feyizli ve bereketli zemininde gerçekleşir. Ve arayışlar, böyle bir çırpınış hâline dönüştüğü ân, arananın bulunacağı ândır. İşte Hazreti Mevlânâ'nın anlattığı insan-ı kâmil arayışı...
Hayvanlara muhabbetle ve saygı ile bakmak ve hizmet etmek ilâhî inâyete erişmeye bir vesîledir. Bu anlamda Hâlık’tan ötürü mahlûkâta, yine O’nun muhabbetiyle nazar ederek, fedâkârâne hizmet etmeliyiz.
Yüzakı Dergisi yazarları bu sayıda mânevî eğitimin zaruretine işaret ediyor. Dînî eğitimin önündeki dünyevî endişeleri, nefsânî takıntıları masaya yatırıyorlar. Hac ve kurbanın içerisinde olduğumuz bir ayda Yüzakı yine dopdolu bir sayıyla meraklı okurlarını bekliyor.
"İnsan, Cenâb-ı Hak’tan samimiyet ve ısrarla isterse, Allah ona cevap verir." diyor Barihudâ Tanrıkorur ve hidayet öyküsünü bizlerle paylaşıyor. Jamaika'dan Mevlana şehri Konya'ya uzanan bir ömürlük, ibretlik gerçek bir hikaye...