Ashâb-ı kirâm, îman nîmetinin bedelini ödemek için büyük cefâlara katlandılar. Mekkeʼde yıllarca zulüm, işkence ve ambargolara mâruz kaldılar. Evlerini, servetlerini, yurtlarını bırakıp sırf kalplerindeki îmânı muhâfaza için Medîneʼye hicret ettiklerinde ise, bir taraftan müşrikler, bir taraftan münâfıklar, bir taraftan da Yahudilerin, yani üç kıskacın arasında bir tevhid ve var oluş mücâdelesi verdiler.
O kadar mütevâzi olun ki, kimse kimseye böbürlenmesin; kimse kimseye zulmetmesin.
İslami ve insani olanı öldürmek değil, yaşatmaktır. Haksız yere bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek, bir insanın yaşamasını sağlamak ise bütün insanları yaşatmak gibidir. Harple, şiddet ve baskıyla bir müddet bedenlere hükmedilebilir fakat kafa ve gönüllere asla hükmedilemez. Asıl fetih toprak fethi değil gönül fethidir. Daimi bir barış ve huzur ortamı ancak bu şekilde sağlanır.
Her şey aşı ile başladı. Aşısı yapılan çökmekten kurtuldu, dip diri yürüdü Medine sokaklarında. Adam arandığında adamlığını gösterdi. Can istendiğinde can verdi. Secde mahallinde derecik gibi akacak gözyaşlarının sahipleri arandığında onlar bulundu.
Suriye'de Rusya Müdahalesi ve Suriye’de Değişen Dengeler sonunda terör örgütü PYD’nin hem Rusya’nın hem de Batı’nın desteğini arkasına almasındaki en önemli etken nedir? İşte Suriye'de değişen dengeler ve PYD'nin güç kazanmasının arka planı...
Kur'ân'da zikredilen “birr”, “takvâ”, “ism” ve “udvân” kavramları, belki de son vahiy olan Kur’ân’ın hedefini en iyi açıklayan ve nasıl bir insanlık ve sosyal hayat istediğini izah eden kapsamlı terimlerdir. Kur’ân, barış ekseni üzerinde herkesin birbirine yardımcı olduğu, düşmanlıklardan uzak ve her şeyden önce takva bilincini kuşanmış bir cemiyet istemektedir. İşte erdemli bir toplumun inşasında 4 temel kural...
İslam dininde kullanılabilecek en mühim malzeme sevgidir. Manevi dolaşımının kanı da sevgidir. Sevgi, inanan bir kimsenin en büyük motivasyonu, aracı ve hedefi olmalıdır. Hakiki mümin ve sevgili bir kul olabilmek için nefisten arınmış temiz bir bakış, sevgi gözüyle, kalp gözüyle bakmalıyız.
Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’inde biz müminleri cennetine davet etmekte, orada bizler için hazırladığı pek çok nimetten bahsetmektedir. Altından ırmaklar akan bahçeler, sedefden köşkler ve güzel eş ve hizmetçiler orada bizi beklemektedir. Peki Rabbimizin bu davetine rağmen cennet nimetlerini küçümser gözüken kısacası Yunus Emre’nin (k.s) “Cennet cennet dedikleri, birkaç gılman birkaç huri” beytiyle özetlenebilecek bu tutumun sebebi nedir?
Altınoluk Dergisi Dünya Gündemi köşesi yazarı Beytullah Demircioğlu, Ortadoğu’nun kaotik geleceği ve Türkiye üzerine değerlendirmelerini paylaşıyor.
Altınoluk Dergisi, Mart 2016 ile 31’inci yılından ay almaya başlıyor. 1986’dan 2016’ya kadar okuyucularıyla buluşan derginin, ilave ekler ve her yıl verdiği hediye kitaplarla her evde bir Altınoluk kütüphanesi oluştu. Altınoluk 361. sayısında "Cennetin Bedeli" kapak dosyasıyla çıkıyor.